<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı diyet Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.rejimdiyet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rejimdiyet.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşam için formuzunu koruyun</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 14:48:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bel ağrıları kronikleşmesin</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/bel-agrilari-kroniklesmesin.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/bel-agrilari-kroniklesmesin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8886</guid>
		<description><![CDATA[Bel ağrılarının önemli bir kısmı; incinme, fazla yüklenme ve yaşa bağlı dejenerasyonlar sonucu gelişir. Ancak akut olarak kendini gösteren bu sorunların erken tedavisi gerçekleştirilmezse, bel ağrıları kronik alabilir. Bel ağrısının bilinen en sık nedeni, fıtık. Belirtiler bacağa yayılan künt ya da keskin ağrı, kas spazmı, kramplar, bacakta his kaybı ve kas güçsüzlüğü şeklinde. Aksırma, öksürme, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: right;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9488609646447161";
/* 336x280, oluşturulma 12.11.2009 */
google_ad_slot = "5396150951";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/Bel-ağrıları.jpeg" alt="" title="Bel ağrıları" width="183" height="275" class="aligncenter size-full wp-image-8887" /></p>
<p>Bel ağrılarının önemli bir kısmı; incinme, fazla yüklenme ve yaşa bağlı dejenerasyonlar sonucu gelişir. Ancak akut olarak kendini gösteren bu sorunların erken tedavisi gerçekleştirilmezse, bel ağrıları kronik alabilir.  </p>
<p>Bel ağrısının bilinen en sık nedeni, fıtık. Belirtiler bacağa yayılan künt ya da keskin ağrı, kas spazmı, kramplar, bacakta his kaybı ve kas güçsüzlüğü şeklinde. Aksırma, öksürme, eğilme ağrıyı artırır. Sinir baskısının seviyesine göre ağrı, yanma, karıncalanma, uyuşma gibi belirtiler kalçadan ayak tabanına kadar çeşitli bölgelerde hissedilir. Genellikle bir taraf etkilenir.<br />
Öncelikli tedavi, ilaç ve yatak istirahatı. Şikayetlerin oluştuğu ilk 24-48 saat içerisinde bölgeye soğuk uygulanması; ödem, kas spazmı ve ağrıyı azaltmada yardımcı olabilir. İlaç tedavisi için çeşitli ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler kullanılabilir. Ancak bu uygulamalar, doktora danışılmadan yapılmamalı çünkü akut ağrının tanı konulmadan kontrolsüz kesilmesi, istenmeyen sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>İleri tedavi, enjeksiyonUygulanacak bir başka yöntem de, fizik tedavi. Burada ağrının azaltılması, kas spazmının ortadan kaldırılması, esnekliğin artırılması amaçlanır. Sonuç alınamayan hastalaraysa epidural enjeksiyon yarar sağlayabilir. Bu işlem, baskı altında kalan sinirlerin olduğu bölgeye iğneyle girilerek; ağrı, ödem ve yangı giderici çeşitli ilaçların enjekte edilmesidir. </p>
<p>Henüz fıtıklaşmanın tam olarak oluşmadığı durumlarda da disk içi elektrotermal tedavi uygulaması yapılır. Bu şekilde disk içeriğinde radyofrekans akımı yardımıyla yüksek ısı uygulanıp hasarlı alanların onarılması ve ağrı ileten sinirlerin bloke edilmesi sağlanır. Cerrahi en son seçenektir. Ameliyat sadece çok ciddi sinir basısı belirtileri (sürekli uyuşukluk, ciddi kas gücü ve refleks kaybı) olan hastalarda ilk seçenek olarak düşünülebilir.” </p>
<p>DiSK YAŞLANMASI</p>
<p>Disklerde meydana gelen kireçlenmeler ve bozulmalarla kendini gösteren ‘dejeneratif disk hastalığı’; fiziksel yapı, kalıtım, sigara, diskin yaşlanması nedeniyle ortaya çıkar. En önemli belirti, bel ve kalçalara yayılan ağrı. Ağrı; hareket etme, yük kaldırma, eğilme ya da yana dönmeyle artabilir.</p>
<p>Amaç, ağrının giderilmesiBaşlangıçta ağrı kesiciler yeterli olabilir. Fizik tedavi yöntem-lerinden geçici olsa da yararla-nılabilir. Düzenli egzersizlerle bel ve karın kasları güçlendirilmeli, hasta kiloluysa kilo vermesi sağlanmalı. Çok ilerlemiş vakalarda disk yüksekliği sıfıra inmiş ve omurlar birbiri üzerine binmişse füzyon adı verilen omurların birbiriyle bağlanmasını sağlayan ortopedik ameliyatlar gündeme gelebilir.</p>
<p>Omurga kanalı darlığı</p>
<p>En önemli nedenlerinden biri, dejeneratif eklem hastalığı. Yaşa bağlı olarak omuriliği çevreleyen kanalın etrafındaki faset eklemlerde ve disklerde kireçlenme olur. Bu, kanalın daralmasına yol açar.  Özellikle ayakta durmak ve yürümekle ortaya çıkan bel veya bacaktaki ağrı, uyuşma, kuvvetsizlik; oturmakla ve öne eğik vaziyette çömelmekle geçer. Tedavisinde ilaçlar, korse, fizik tedavi yöntemleri geçici de olsa etkilidir. İlerlemiş vakalarda, omurga kanalı içerisine kortizon verilerek hasta bir süre rahatlatılmaya çalışılır. Ancak ilaç tedavisine yanıt vermeyen ve nörolojik sorunlara neden olan vakalarda günlük yaşam aktiviteleri kısıtlanıyorsa, cerrahi uygulanabilir.</p>
<p>FASET SENDROMU</p>
<p>Halk arasında bel omurlarında kireçlenme olarak bilinen bu durum, çoğu kez bel ve boyun fıtığıyla ortaya çıkar. Bu yüzden ağrı kaynağı olarak göz ardı edilebilir. Faset eklemlerde bozulmalar; yaşlanma, ağır işlerde çalışma, dengesiz yük taşıma ve sert spor yapma nedeniyle meydana gelir. Ağrı, geriye yaslanmak ve yana dönmekle şiddetlenir. Kireçlenmelerin çok artması durumunda omurilikten çıkan sinirler bası altında kalabilir. Bunun sonucunda da bel ya da boyun fıtığı ağrısına benzeyen bir tablo ortaya çıkabilir.<br />
Tedavisinde uygulanan yöntemlerden biri, ‘faset eklem enjeksiyonu’. Hastaya, damardan sakinleştirici ve lokal anestezi ilaçları verilir. Floroskopi cihazıyla eklemler ve eklemlerin sinirlerinin geçtiği yerler görüntülenir. Eklem içine iğnelerle girilerek enjeksiyon yapılır.<br />
Bir diğer girişimsel tedavi yöntemiyse, faset eklem denervasyonu. Bu işlemde faset eklemlerin ağrısını ileten ve<br />
ağrı iletiminden sorumlu sinirler bloke edilir. </p>
<p>Faset eklem denervasyonu için kullanılan en modern yöntem, radyofrekans termokoagülasyon.  Bu yöntemde sinire yüksek frekanslı radyo dalgalarıyla oluşturulan kontrollü ısı uygulanır ve sinirin ağrıyı iletimi kesilir. </p>
<p>Memorial Şişli Hastanesi Ağrı Polikliniği’nden anestezi ve reanimasyon uzmanı <em>  Dr. Mehmet Çelik</em></p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8886&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/bel-agrilari-kroniklesmesin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş ağrısı nedenleri</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/bas-agrisi-nedenleri.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/bas-agrisi-nedenleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:32:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8883</guid>
		<description><![CDATA[Akut baş ağrıları genellikle gözlerden, KBB hastalıklarından, dişlerden kaynaklanan baş ağrılarıdır. Bu tür baş ağrılarının teşhis ve tedavisi kolaydır. Ancak baş ağrısı kafa içerisindeki tümör, beyin kanaması gibi organik bir hastalığın belirtisi de olabilir. Bu nedenle önceden bu tür şikayeti olmayan kişilerde gelişen akut baş ağrılarının tanısında çok dikkatli olunmalı. Ani başlayan baş ağrıları yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/bas-agrısı.jpeg" alt="" title="bas agrısı" width="259" height="195" class="aligncenter size-full wp-image-8884" /></p>
<p>Akut baş ağrıları genellikle gözlerden, KBB hastalıklarından, dişlerden kaynaklanan baş ağrılarıdır. Bu tür baş  ağrılarının teşhis ve tedavisi kolaydır. Ancak baş ağrısı kafa içerisindeki tümör, beyin kanaması gibi organik bir hastalığın belirtisi de olabilir.  Bu nedenle önceden bu tür şikayeti olmayan kişilerde gelişen akut baş ağrılarının tanısında çok dikkatli olunmalı. Ani başlayan baş ağrıları yüksek tansiyon, çeşitli hormonal hastalıklar ve  sinir ya da diğer sistemlerden kaynaklanan enfeksiyon hastalıklarının bulgusu olarak da ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Migrenin özellikleri</strong></p>
<p>Migren;</p>
<p>Hafiften başlayarak çok şiddetli,   zonklayıcı karaktere dönüşen baş veya boyun ağrılarıdır. Ağrı, genellikle başın bir tarafında olur ve en az birkaç saat devam eder. Sonrasında hasta kendini yorgun ve bitkin hisseder. Migren, ağrı öncesi ya da ağrı sırasında başka belirtiler de gösterir. Bunlar; </p>
<p>* Kabızlık veya ishal,<br />
* Sinirlilik,<br />
* Vücudun uç noktalarında ağrı, sızı,<br />
* Dokunma hissinde azalma.<br />
* Mide bulantısı, kusma,<br />
* Işığa, gürültüye, kokuya karşı duyarlılık,<br />
* Kafa derisinde hassasiyet,<br />
* Kan damarlarında gözle görülebilen  genişleme,</p>
<p>Gerilim tipi baş ağrısı  </p>
<p>En önemli özelliği, boyun bölgesinden başlayarak tepeye doğru yükselmesi ve sıkıştırıcı bir ağrı şeklinde seyretmesidir. Hastalar çoğu kez bu durumu ‘başın cendereye alınmış gibi sıkıştırılması’ şeklinde nitelendirir. Ayrıca başta yanma hissi, keçeleşme, dokunmayla hassasiyet gibi bulgular ortaya çıkar. Baş, boyun ve omuz bölgesi kaslarında basınç uygulamakla yansıyan ağrının ortaya çıkmasına neden olan tetikleyici noktaların varlığı, önemli bir bulgu. Baş ağrısı; gereğinden az ya da fazla uyuma ve yeme, fazla alkol tüketme, aşırı gürültüye maruz kalma, çok çalışma ve diğer sağlık sorunları yüzünden tetiklenebilir.</p>
<p>İ<strong>kisini nasıl ayırt edersiniz?*</strong></p>
<p>Migrenli hastalar, kuytu sessiz bir yer ararken gerilim baş ağrısından yakınan hastalar gezmek, dolaşmak ister. Yani migreni olanlar yatıp dinlenmeyi tercih ederken,  gerilim tipi baş ağrısı olanlar günlük aktivitelerine devam eder.</p>
<p>* Gerilim baş ağrısı migrenin aksine tek bir bölgeyi tutmaz. Daha yaygın seyir gösterir. Gün boyunca şiddetlenir. Saatler  boyunca sürer.<br />
* Migrende ağrı öncesinde görülebilen görme sorunları ve diğer belirtiler gerilim baş ağrısında yok.<br />
* Migren ve gerilim tipi baş ağrısı bazen birlikte görülebilir. Migren şikayetleri olan bir hastada zaman içerisinde gerilip tipi baş ağrısı da oluşabilir ve gerilim tipi baş ağrısının belirtileri daha ön plana geçebilir.</p>
<p>Gevşeme eğitimleri  Gerilim tipi baş ağrısının tedavisinde kas gevşetici ilaçların yanı sıra depresyon ilaçları da son derece etkili. İlaç dışı yöntemlerden gevşeme eğitimi ve bio-feedback adlı elektronik cihazlar, kas kasılması ve baş ağrılarının tedavisinde kullanılır. Bu tedavilere dirençli vakalarda; baş, boyun ve omuz bölgesinde tespit edilen tetikleyici noktalara çeşitli enjeksiyonlar yapılarak kasların gevşetilmesi, ağrının kontrol altına alınması sağlanır. </p>
<p>ÇEŞiTLERi VAR</p>
<p>* Migren tipi damarsal baş ağrıları,<br />
* Gerilim baş ağrısı,<br />
* Kombine yani damarsal ve gerilim baş ağrısının birlikte bulunuşu,<br />
* Migren dışı damarsal baş ağrısı,<br />
* Psikiyatrik nedenlere bağlı baş ağrısı,<br />
* Kafa içinde inflamasyona bağlı baş ağrısı,<br />
* Gözden, kulaktan, dişlerden, burun ve sinüslerden kaynaklanan baş ağrıları,<br />
* Boyundaki yapılardan kaynaklanan baş ağrıları.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8883&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/bas-agrisi-nedenleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su içi egzersizleri ile rahatlayın</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/su-ici-egzersizleri-ile-rahatlayin.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/su-ici-egzersizleri-ile-rahatlayin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 08:09:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli Öneriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8880</guid>
		<description><![CDATA[Su içi egzersizleri ile rahatlayın! Su içinde; germe egzersizleri, kuvvetlendirme egzersizleri, denge ve yürüme egzersizleri ve dayanıklılık egzersizleri yapılabiliyor. Egzersizler sırasında suyun sıcaklığının 26-33 derece olmalı. Su içinde ayakta kalmayı ve yürümeyi kolaylaştırıcı ve egzersiz yapmaya yardımcı simit- boyunluk- kemer–yüzme barları- özel eldivenler ve hidro ton botlar gibi yardımcı ekipman kullanabilirsiniz Su içi egzersizleri neler? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/Su-içi-egzersizler.jpeg" alt="" title="Su içi egzersizler" width="237" height="213" class="aligncenter size-full wp-image-8881" /></p>
<p>Su içi egzersizleri ile rahatlayın!</p>
<p>Su içinde; germe egzersizleri, kuvvetlendirme egzersizleri, denge ve yürüme egzersizleri ve dayanıklılık egzersizleri yapılabiliyor. Egzersizler sırasında suyun sıcaklığının 26-33 derece olmalı. Su içinde ayakta kalmayı ve yürümeyi kolaylaştırıcı ve egzersiz yapmaya yardımcı simit- boyunluk- kemer–yüzme barları- özel eldivenler ve hidro ton botlar gibi yardımcı ekipman kullanabilirsiniz</p>
<p><strong>Su içi egzersizleri neler?</strong></p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elçin Aykutoğlu, su içi egzersizleri hakkında söyle bilgiler verdi :</p>
<p>1. Su içinde yürüme: Öne- arkaya – yanlara yürüyüş yapılır. Bacakları karına çekerek yüksek adımla yürüyüş yapılır. Kollar ve bacaklar çapraz yapılarak ve öne arkaya açılarak yürüyüş yapılır. Su içinde dik durabilmek için özel bel kemeri kullanılır, hafif geriye eğilinir, baş dik, çene yukarıda, omuzlar kalçaların tam üstünde, karın sıkı (ancak nefes tutulmaz) ve kalçalar sıkı tutulur.</p>
<p>2. Su içinde bisiklet çevirme:  Havuzun köşesine yaslanılır ve yarı yatay pozisyonda su içinde bisiklet çevrilir.</p>
<p>3. Su içinde oturma: Sandalyede oturuyormuş gibi oturulur ve diz bükülüp topuk kalçaya doğru çekilir. </p>
<p>4. Eklemler için: Kolları çalıştırmak için su omuz seviyesinde,  bacakları çalıştırmak içinse gövde seviyesinde olmalı.</p>
<p>Omuz için: Omuzlar su içinde sırayla öne- arkaya- yana kaldırılır, içe ve dışa döndürülür.<br />
Dirsek için: Dirsekler su için açılıp kapatılır, itilip çekilir.<br />
Kalça için:  Elle havuz kenarından destek alınarak su içinde ayakta durulur. Kalçalar sırayla öne- arkaya- yana kaldırılır, içe ve dışa döndürülür. Havuzun köşesine yaslanılıp su içinde bisiklet çevrilir.<br />
Diz için: Elle havuz kenarından destek alınarak su içinde ayakta durulur. Su içinde mini çömelme yapılır. Sonra diz bükülür ve topuk kalça arkasına yaklaştırılır.<br />
Ayak bilek için: Elle havuz kenarından destek alınarak su içinde ayakta durulur. Sırayla topuk üstünde ve parmak ucunda durulur ve ayak bilekleri döndürülür.</p>
<p>5. Karın ve gövde için: Sırt arkasındaki kasları güçlendirmek için yüzüstü yüzülür. Su içinde ayakta durulurken karın kasları kasılı tutulur ve bırakılır. Bu sırada nefes tutulmaz. Aynı egzersiz kol ve bacak hareketleriyle birleştirilir.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8880&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/su-ici-egzersizleri-ile-rahatlayin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makula dejenerasyonunu önlemek</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/makula-dejenerasyonunu-onlemek.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/makula-dejenerasyonunu-onlemek.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 15:22:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8872</guid>
		<description><![CDATA[Makula dejenerasyonunu önlemek için neler yapılabilir? Makula dejenerasyonuna sahip kişilerin, düzenli olarak göz kontrolleri yaptırması gerektiğini önemle vurgulayan Prof. Dr. Gülipek Müftüoğlu, bu hastalığı önlemek ve ilerlemesini yavaşlatmak için şu bilgileri verdi; • Yeşil yapraklı sebze, meyve, balık, Vitamin D, E ve C, omega-3 yağ asitleri ve lutein içeren bir beslenme tarzı benimsenmelidir. • Düzenli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/Makula-dejenerasyonu1.jpeg" alt="" title="Makula dejenerasyonu" width="241" height="210" class="aligncenter size-full wp-image-8875" /></p>
<p>Makula dejenerasyonunu önlemek için neler yapılabilir?</p>
<p>Makula dejenerasyonuna sahip kişilerin,  düzenli olarak göz kontrolleri yaptırması gerektiğini önemle vurgulayan Prof. Dr. Gülipek Müftüoğlu, bu hastalığı önlemek ve ilerlemesini yavaşlatmak için şu bilgileri verdi;</p>
<p>• Yeşil yapraklı sebze, meyve, balık, Vitamin D, E ve C, omega-3 yağ asitleri ve lutein içeren bir beslenme tarzı benimsenmelidir.<br />
• Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Haftada en az 3 kez spor yapan kişilerde ileri yaşa bağlı makula dejenerasyonunun spor yapmayanlara oranlar %25 daha yavaş ilerlediği tespit edilmiştir.<br />
• Sağlıklı kilo korunmalıdır.<br />
• Tansiyon normal seviyede tutulmalıdır. 120/80’den daha yüksek tansiyona sahip kişilerde kuru tip makula dejenerasyonu riski artmaktadır.<br />
• Sigara içilmemelidir. Yaşa bağlı olarak gelişen kuru makula dejenerayonu riski sigara içenlerde, içmeyenlere oranla 2-3 kat daha fazladır.<br />
• Şapka ve güneş gözlüğü takmadan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.<br />
• Kapsamlı göz muayeneleri için düzenli olarak göz doktoru ziyaret edilmelidir.<br />
• Düzenli olarak evde de yapılabilen ve makula dejenerasyonunu tespit için kullanıla Amsler Grid testi uygulanmalıdır.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8872&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/makula-dejenerasyonunu-onlemek.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kör eden hastalık</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/kor-eden-hastalik.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/kor-eden-hastalik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 15:21:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8871</guid>
		<description><![CDATA[Büyük oranda yaşlılık hastalığı olarak bilinen sarı nokta hastalığı, aşırı şişmanlığa, sigara kullanımına, uzun süre güneşe maruz kalmaya, besin değeri düşük antioksidan içermeyen beslenme tarzına, hareketsizliğe, kalıtıma ve yaşa bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerde bu hastalığın gelişme riski yükseliyor. Sarı nokta hastalığının iki tipi olduğunu belirten Türkiye Oftalmoloji Retina Birimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-8873" title="Makula dejenerasyonu" src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/Makula-dejenerasyonu.jpeg" alt="" width="241" height="210" /></p>
<p>Büyük oranda yaşlılık hastalığı olarak bilinen sarı nokta hastalığı, aşırı şişmanlığa, sigara kullanımına, uzun süre güneşe maruz kalmaya, besin değeri düşük antioksidan içermeyen beslenme tarzına, hareketsizliğe, kalıtıma ve yaşa bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerde bu hastalığın gelişme riski yükseliyor.</p>
<p>Sarı nokta hastalığının iki tipi olduğunu belirten Türkiye Oftalmoloji Retina Birimi Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gülipek Müftüoğlu, “En sık görülen tipi “Kuru Tip Makula Dejenerasyonu”dur. Hastalık genellikle bu tiple başlar ve makula hücreleri kademeli olarak bozulur bunun sonucunda görme merkezinde bulanıklık meydana gelir. Diğer bir tipi ise “Yaş Tip Makula Dejenerasyonu”dur. Bu tipte normal olmayan kan damarları retinanın merkezinde oluşmaya başlar ve oluşan bu kan damarları retinaya zarar verir. Kuru tipe kıyasla yaş tipte görüş kaybı daha hızlı olmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Hastalık ilk etapta belirti vermeyebilir</p>
<p>Hastalığın erken evrelerinde eğer tek göz etkilenmiş ise belirti görülmeyebileceğini belirten Prof Dr. Müftüoğlu, “Hastalığın her iki tipi de herhangi bir acıya neden olmamaktadır, bundan dolayı ancak bir göz doktoru hastalığın erken belirtilerini gözlemleyebilir, bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi olunması erken belirtileri yakalamak açısından önemlidir. Kuru tip makula dejenerasyonu başlangıç safhalarında genellikle bulanık merkez görüşüne neden olmaktadır. Görüş alanının merkezi bulanık ve karanlık olabilmekte ve bu alan hastalık ilerledikçe büyümektedir. Kör noktalar giderek genişleyebilmekte; renkleri ve detayları görmek zorlaşabilmektedir. Yaş tip makula dejenerasyonunda ise diğer belirtilerin yanı sıra düz çizgiler de dalgalı görülmektedir. Ayrıca yine bu tip hastalıkta görüş kaybı hızla oluşmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong><a href="http://www.rejimdiyet.com/makula-dejenerasyonunu-onlemek.htm" rel="bookmark">Makula dejenerasyonunu önlemek için neler yapılmalıdır</a></strong></p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8871&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/kor-eden-hastalik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Venüs diyeti</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/venus-diyeti.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/venus-diyeti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 11:22:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[venüs diyeti programı]]></category>
		<category><![CDATA[venüs rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8867</guid>
		<description><![CDATA[Diyeti programlayan Dermasoft Anti Aging ve Sağlıklı Beslenme Kliniği’nden Dr. Nihat Güven; Venüs Diyeti’nin birkaç ayda bir tekrarlanmasının kilo kontrolü için çok zorlayıcı olmayan ve etkili bir diyet programı oldugunu söylüyor. DİYET YAPARKEN BUNLARA DİKKAT EDİN Dermasoft Kliniği’nden Dr. Nihat Güven diyet yapanlara da şu önerilerde bulunuyor; İşlenmiş gıdalardan uzak durun: Daha çok sizin de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/venüs-diyeti.jpeg" alt="" title="venüs diyeti" width="240" height="144" class="aligncenter size-full wp-image-8868" /></p>
<p>Diyeti programlayan Dermasoft Anti Aging ve Sağlıklı Beslenme Kliniği’nden Dr. Nihat Güven;  Venüs Diyeti’nin birkaç ayda bir tekrarlanmasının kilo kontrolü için çok zorlayıcı olmayan ve etkili bir diyet programı oldugunu söylüyor. </p>
<p>DİYET YAPARKEN BUNLARA DİKKAT EDİN</p>
<p>Dermasoft Kliniği’nden Dr. Nihat Güven diyet yapanlara da şu önerilerde bulunuyor;</p>
<p>İşlenmiş gıdalardan uzak durun: Daha çok sizin de evde hazırlayabileceğiniz tarzda hazırlanmış gıdaları tercih edin.<br />
Gazlı içeceklerden kaçının: Bunların light olanları da çok tercih edilmemelidir.<br />
Üç ana öğünü muhakkak yiyin: akşam öğünü geç saate kalacak ise ya erken yiyin ya da geç saate kaldığında bir kase çorba+salata ya da bir tabak sebze yiyin<br />
Protein tüketiminden fedakarlık yapmayın: Besin piramidine göre yiyeceklerimizin %15-20 si yağlardan %20-25 proteinlerden ve %55-60 karbonhidratlardan oluşmalıdır. Ancak bu gün içinde hareket eden, ağırlık taşıyan insanlar dikkate alınarak oluşturulmuş bir tablodur. Eğer durağan yaşıyor,  yani fazla hareket etmiyorsanız; yağlar, karbonhidratlar ve şeker kullanımınız bu oranların altında olmalı ancak proteinden fedakarlık yapmamalısınız, protein vücudun yapı taşıdır.<br />
Çay-kahve tüketimini azaltın: Çay ve kahve içlerindeki diüretik= sıvı attırıcı maddeler nedeniyle faydalı sıvı değildir bunlar sınırlanmalıdır.<br />
Ana yemek öğünlerinin arasına karbonhidrat (bisküvi, kek, kurabiye, tost, simit gibi şeyler ) tüketmeyin: Bu aralara taze meyve ya da kuru meyve koymak son derece faydalıdır.<br />
Her fırsatta hareket edin. Spor salonuna gitmek lüks geliyorsa sokaklar bedava. Bol tempolu yürüyüş en tercih edilmesi gereklidir.<br />
Kilo verirken kaçamak yiyecekler yedim diye diyetinizi bozmayın, sadece bir sonraki öğün daha az yiyerek diyetinize devam edin. Bilmelisiniz ki vücut arada yapılan kaçakları ya da bol yemeleri hemen kaydetmez ve kiloya dönüştürmez, üst üste kaçak yaparsanız o zaman kilo alırsınız.<br />
Psikolojik olarak hiçbir zaman diyet yapıyorum diye düşünmeyin. Siz olsa olsa daha önce çok yediğinizin öcünü alıyorsunuz yani çok yemenin karşıtı az yiyiyorsunuz.<br />
Kilolu olmaktan bıktıysanız ertelemeyin programı uygulamaya hemen başlayın. Bekledikçe programın başlangıç zamanına karar verme daha zorlaşacaktır.</p>
<p>1 HAFTALIK ÖRNEK VENÜS DİYETİ<br />
<strong>1. GÜN</strong><br />
KAHVALTI:  1 su bardağı ½ yağlı süt<br />
4-5 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi<br />
1 yemek kaşığı yaban mersini + 6 adet dövülmüş fındık<br />
Karışım halinde tüketilecek<br />
ARA ÖĞÜN: 1 orta boy elma<br />
ÖĞLE YEMEĞİ: 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış yeşil salata<br />
    Ortalama 100-150 gr kadar ızgara edilmiş tavuk<br />
     1 kase kaymaksız yoğurt<br />
     1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 adet kuru incir<br />
 1 adet ceviz<br />
AKŞAM YEMEĞİ: 1 kase sütlü brokoli çorbası,<br />
          1 porsiyon zeytinyağlı pazı<br />
          1 kase kaymaksız yoğurt<br />
          1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 orta boy armut</p>
<p><strong>2. GÜN</strong><br />
SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için<br />
KAHVALTI: Büyük bir fincan yeşil çay,<br />
  Tam buğday ekmeğine yapılmış, içerisine yaklaşık 30 gr taze light kaşar peynir, domates ve biber konulmuş yağ sürülmemiş tost<br />
  Domates-Salatalık-Maydanoz<br />
ARA ÖĞÜN: 1 dilim ananas<br />
ÖĞLE YEMEĞİ: 150 gr kadar bol sebze ile pişirilmiş buğulama balık,<br />
     Çeri domatesli roka salatası 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış<br />
     1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 kase kaymaksız yoğurt içerisine 3 adet doğranmış kuru kayısı<br />
AKŞAM YEMEĞİ: 1 kase mercimek Çorbası<br />
         1 büyük çanak yoğurtlu semizotu salatası<br />
         1 dilim tam buğday ekmeği<br />
 ARA ÖĞÜN: 1 yerli muz<br />
  1 bardak tarçınlı süt</p>
<p><strong>3. GÜN</strong><br />
SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için<br />
KAHVALTI:   1 dilim tam buğday ekmeği<br />
  30 gr beyaz peynir + 1 adet ceviz<br />
1 orta boy portakal<br />
Domates, salatalık, maydanoz, biber<br />
ARA ÖĞÜN: 1 kivi<br />
ÖĞLE YEMEĞİ:  4-5 adet etli-bulgurlu lahana sarması<br />
      1 kase kaymaksız yoğurt<br />
      1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 bardak ayran<br />
  4 adet diyet bisküvi<br />
AKŞAM YEMEĞİ: Buharda pişirilmiş brokoli, brüksel lahanası ve havuç üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağı, bol limon ve damak lezzetine uygun baharatlar ile zenginleştirilebilir.<br />
1 kase kaymasız yoğurt ile yapılmış naneli cacık<br />
 1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 dilim ananas</p>
<p><strong>4. GÜN</strong><br />
SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için<br />
KAHVALTI:   1 dilim tam buğday ekmeği<br />
1 yumurtalı yağsız omlet<br />
  5 adet zeytin<br />
Domates, salatalık, maydanoz, biber<br />
  Büyük bir fincan yeşil çay,<br />
ÖĞLE YEMEĞİ: Haşlanmış nohut ile lezzetlendirilmiş göbek salata 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış<br />
       120 gr kadar ızgara biftek (sebze garnitürlü)<br />
     1 kase yoğurt<br />
ARA ÖĞÜN: 1 yağsız tost ( taze kaşarlı ve domatesli )<br />
  1 bardak ayran<br />
AKŞAM YEMEĞİ:  Zeytinyağlı enginar<br />
   1 kase kaymaksız yoğurt<br />
 1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN:  1 kuru incir + 1 tam ceviz</p>
<p><strong>5. GÜN</strong><br />
SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için<br />
KAHVALTI:    2 dilim tam buğday ekmeği<br />
4 yemek kaşığı lor peyniri içerisine domates, dereotu ve az kırmızı biber konarak sürülebilir kıvama getirilecek<br />
Ihlamur veya bitki çayı<br />
Tere-salatalık-biber<br />
ARA ÖĞÜN: 1 orta boy portakal<br />
ÖĞLE YEMEĞİ:  Soya filizli yeşil salata 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış<br />
120 gr somon kırmızı biber ile lezzetlendirilmiş şiş<br />
         1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 yemek kaşığı kuru üzüm<br />
  6 adet fındık<br />
AKŞAM YEMEĞİ:  1 kase sebze çorbası,<br />
Fırında yapılmış imam bayıldı<br />
   1 kase yoğurt<br />
ARA ÖĞÜN:  1 kivi</p>
<p><strong>6. GÜN</strong><br />
SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için<br />
KAHVALTI:    1 dilim tam buğday ekmeği<br />
  1 kibrit kutusu dil peyniri<br />
  1 haşlanmış yumurta<br />
  Domates, salatalık, maydanoz, biber<br />
  Büyük bir fincan yeşil çay,<br />
ARA ÖĞÜN: 4 adet kuru kayısı + tarçınlı yeşil çay<br />
ÖĞLE YEMEĞİ:  Çoban Salata 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış<br />
    3 adet ızgara köfte ( sebze sote ile )<br />
   1 kase kaymaksız yoğurt<br />
 1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN:   1 kase doğranmış karışık meyve salatası<br />
AKŞAM YEMEĞİ:  Zeytinyağlı kereviz<br />
         1 kase yoğurtlu havuç tarator<br />
         1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN:   Üzerine dövülmüş fındık veya ceviz konulmuş altına 2-3 adet çilek doğranmış 1 top sade dondurma</p>
<p><strong>7. GÜN:</strong><br />
SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için<br />
KAHVALTI:  2 dilim tam buğday ekmeği<br />
  Kurutulmuş domates üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 kibrit kutusu tulum peyniri<br />
  4-5 adet yeşil zeytin<br />
Domates, salatalık, maydanoz, biber<br />
  Büyük bir fincan yeşil çay,<br />
ARA ÖĞÜN: 5 adet kuru erik<br />
ÖĞLE YEMEĞİ: Haşlanmış maşla yapılan göbek salata1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış<br />
150 gr kadar ızgara balık<br />
1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 2-3 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi<br />
  ½ kase yoğurt + 3-4 adet doğranmış çilek<br />
AKŞAM YEMEĞİ: Kıymalı ıspanak<br />
  1 kase yoğurt<br />
1 dilim tam buğday ekmeği<br />
ARA ÖĞÜN: 1 orta boy kivi<br />
  1 su bardağı tarçınlı süt</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8867&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/venus-diyeti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigaraya sağlık vergisi getiriliyor</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/sigara-saglik-vergisi-getiriliyor.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/sigara-saglik-vergisi-getiriliyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 09:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8857</guid>
		<description><![CDATA[Sigara ile mücadeleye önem veren Türkiye, sigara kaynaklı hastalıkları ve sağlık harcamalarını azaltmanın çaresini arıyor. SGK ve Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre tedavi masraflarının yüzde 9′u sigara kaynaklı. Hükümet 2,8 milyar TL’yi bulan faturayı düşürmek için sigaraya paket başına 1,5 liralık sağlık vergisi getirmeyi uygun buldu Sigaraya bağlı hastalıkların devletin sağlık harcamalarında önemli bir yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/sigaraya-vergi.jpeg" alt="" title="sigaraya vergi" width="274" height="184" class="aligncenter size-full wp-image-8858" /><br />
Sigara ile mücadeleye önem veren Türkiye, sigara kaynaklı hastalıkları ve sağlık harcamalarını azaltmanın çaresini arıyor. SGK ve Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre tedavi masraflarının yüzde 9′u sigara kaynaklı. Hükümet 2,8 milyar TL’yi bulan faturayı düşürmek için sigaraya paket başına 1,5 liralık sağlık vergisi getirmeyi uygun buldu</p>
<p>Sigaraya bağlı hastalıkların devletin sağlık harcamalarında önemli bir yer tutması, bakanlıkları harekete geçirdi. Sigaraya, paket başına 1,5 TL sağlık vergisi konulacak. Bu vergi, mevcut vergilerden bağımsız ilave olarak uygulanacak. Çalışma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya Maliye Bakanlığı’nın da sıcak baktığı öğrenildi. Sigaraya sağlık vergisi konulmasından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ortak hazırlanan ve DSÖ tarafından yayınlanan raporun büyük etkisi var. Dünya örnekleri ve uygulamaları incelenen raporda, Türkiye’deki sigara kaynaklı hastalıkları ve bu hastalıkların yol açtığı sağlık harcamaları ayrıntılı olarak yer alıyor. Buna göre devletin yaptığı sağlık harcamalarının yüzde 9′u sigara kaynaklı. SGK, Nisan 2010 ile Mart 2011 arasında sigara kaynaklı hastalıkların tedavisi için 2,8 milyar TL ödeme yaptı. Bu tablo, sağlık harcamalarının sürekli artmasının da etkisiyle sigara üzerinden sağlık vergisi alınmasını gündeme getirdi. SGK yetkilileri, daha önce düşünülen ancak sigaradaki ÖTV artışı nedeniyle gündeme getirilemeyen sağlık vergisinin bu kez uygulamaya konulacağını belirtti</p>
<p>Son yıllarda sigara ile mücadeleye büyük önem veren Türkiye, bu alanda önemli bir mesafe aldı. Ancak sigara alışkanlığı hâlâ son derece yaygın. Dünya Sağlık Örgütü ile SGK’nın ortak raporuna göre, Türkiye’de 16 milyona yakın tütün tiryakisi var. Bu kişilerin yarısı sigaranın yol açtığı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Her yıl sigaraya bağlı hastalıklar yüzünden hayatını kaybeden kişi sayısı ise 100 bin civarında. Bir başka deyişle günde 300 kişi sigaraya bağlı hastalıklar sebebiyle ölüyor. Sigaranın yol açtığı hastalıkların başında ise akciğer kanseri geliyor. Tütün, erkeklerde yüzde 90, kadınlarda ise yüzde 80 oranında akciğer kanseri ölümlerine yol açıyor. Sigaraya bağlı hastalıkların tedavi süreci de son derece zorlu geçiyor. Hem hasta sayısı fazla hem de tedavi maliyetleri bir hayli yüksek. Dünya Sağlık Örgütü ile SGK’nın raporuna göre Nisan 2010 ile Mart 2011 tarihleri arasındaki bir yıllık sürede 4 milyon 280 bin kişi tütüne bağlı hastalıklar nedeniyle tedavi gördü. Bu hastalıkların SGK’ya maliyeti, erkeklerde 2 milyar 37 milyon TL, kadınlarda ise 768 milyon TL oldu. Sigara kaynaklı toplam tedavi harcaması 2,8 milyar olurken bunun 1,2 milyarı solunum yolu hastalıklarının tedavisine ayrıldı. Öte yandan sigara kaynaklı hastalıkların tedavisine ayrılan kaynağın da her yıl arttığı görülüyor. Geçen yıl 2,8 milyar TL’nin harcandığı bu alana, bir önceki yıl yapılan harcama ise 2,5 milyar liraydı. Raporda bu doğrudan maliyetlerin yanı sıra dolaylı maliyetlere de dikkat çekiliyor. Bu raporu dikkate alan SGK yetkilileri, hem sigara alışkanlığının azaltılması hem de devlete olan tedavi maliyetinin bir bölümünün tiryakilerden tahsili için kolları sıvadı</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8857&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/sigara-saglik-vergisi-getiriliyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarımsak kadar faydalısı yok</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/sarimsak-kadar-faydalisi-yok.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/sarimsak-kadar-faydalisi-yok.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 14:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8854</guid>
		<description><![CDATA[Sarımsak gıda zehirlenmesine karşı kullanılan antibiyotikten 100 kat daha güçlü olduğu kanıtlandı Onun kadar faydalısı yok Sarımsaktaki dialil sülfid maddesi zehirlenmeye yol açan ve bakterinin yok edilmesini zorlaştıran bir tür biyofilmi kırıyor. Antimicrobial Chemotherapy dergisinde yayınlanan makaleye göre bu keşif yaşanan gıda zehirlenmelerinin tedavisinde yeni bir kapı açabilir. Washington State Üniversitesi&#8217;nden Dr. Michael Konkel: &#8220;bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/sarımsak.jpeg" alt="" title="sarımsak" width="139" height="139" class="aligncenter size-full wp-image-8855" /><br />
Sarımsak gıda zehirlenmesine karşı kullanılan antibiyotikten 100 kat daha güçlü olduğu kanıtlandı<br />
Onun kadar faydalısı yok Sarımsaktaki dialil sülfid maddesi zehirlenmeye yol açan ve bakterinin yok edilmesini zorlaştıran bir tür biyofilmi kırıyor. Antimicrobial Chemotherapy dergisinde yayınlanan makaleye göre bu keşif yaşanan gıda zehirlenmelerinin tedavisinde yeni bir kapı açabilir.</p>
<p>Washington State Üniversitesi&#8217;nden Dr. Michael Konkel: &#8220;bu çok heyecan verici bir sonuç çünkü çevremizdeki bakterilerin ve gıdaların yol açtığı zehirlenmeleri önleme potansiyelini gösteriyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Campylobacter ABD ve dünyada en fazla görülen besin kaynaklı hastalığa sebep olan bakteri. Enfeksiyonun belirtileri ise genellikle kusma, kramp, karın ağrısı ve ateş oluyor.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8854&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/sarimsak-kadar-faydalisi-yok.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıvı yağlarda büyük tehlike</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/sivi-yaglarda-buyuk-tehlike.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/sivi-yaglarda-buyuk-tehlike.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 14:10:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8848</guid>
		<description><![CDATA[TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Kenan Demirkolun yaptığı açıklamada : Yüzde 60’ı meyve sebzeyi tahta fırçasıyla bile fırçalasanız gitmiyor, kalıyor dedi ! Unutmayın, çocukluk çağı kan kanserinin en önemli nedenlerinden biri sebze meyvedeki tarım ilacı kalıntısı! Sayın Demirkola bir kaç soru yöneltildi &#8230; Diyelim ki et yemiyoruz, demiri başka hangi gıdalardan alabiliriz? Yumurta çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/05/sıvı-yag.jpeg" alt="" title="sıvı yag" width="200" height="212" class="aligncenter size-full wp-image-8849" /></p>
<p>TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Kenan Demirkolun yaptığı açıklamada : Yüzde 60’ı meyve sebzeyi tahta fırçasıyla bile fırçalasanız gitmiyor, kalıyor dedi !</p>
<p>Unutmayın, çocukluk çağı kan kanserinin en önemli nedenlerinden biri sebze meyvedeki tarım ilacı kalıntısı!</p>
<p>Sayın Demirkola bir kaç soru yöneltildi &#8230; </p>
<p>Diyelim ki et yemiyoruz, demiri başka hangi gıdalardan alabiliriz?</p>
<p>Yumurta çok önemli bir protein kaynağı. Zaten en değerli protein yumurta proteini olarak geçer. Aynı zamanda yumurta Omega 3 ve demir açısından da iyi bir kaynaktır. Yalnız yumurtadaki demirin emilimini, yine yumurtadaki bir başka madde engelliyor. Ama siz yumurtayı menemen tarzında, yani domatesin ekşiliğiyle veya ekşi başka bir şeyle yediğiniz zaman o demir emilebilir hale geliyor. Mesela yumurtanın yanında zeytinyağlı, limonlu 3-5 zeytin de yerseniz yumurtadaki demir emilir hale geliyor.</p>
<p>- O zaman demiri alıyoruz, öyle mi?</p>
<p>Evet. Yumurta kolesterol açısından sakıncalıdır lafı da yalan. O yüzden rahat rahat her yaştaki insan yiyebilir.</p>
<p>- Onu artık sanırım herkes biliyor. Yumurta suçsuz, aklandı!</p>
<p>Ve gerçekten her öğrenci evden çıkmadan mutlaka günde bir veya iki yumurta yemelidir. Hem tok tutuyor, hem de demir, Omega 3 ve hayvansal protein açısından çok zengin.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8848&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/sivi-yaglarda-buyuk-tehlike.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolay zayıflama yöntemleri</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/kolay-zayiflama-yontemleri.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/kolay-zayiflama-yontemleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 22:08:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeşitli Öneriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8845</guid>
		<description><![CDATA[kolay zayıflama yöntemleri ve yapmanız gerekenler 3 ana öğün yanına 3 de ara öğün yaparak zayıflama sürecini azaltın Günde aldığımız 3 öğünü 6 öğüne bölerek, öğünlerinizde aldığınız gıda miktarını azaltın. Az ve sık beslenme kolay kilo verme yöntemlerinden biridir.Ayrıca sık beslenme , metabolizmayı hızlandırarak kan şekerindeki dalgalanmaları düşürür. Geç Saatlerde Yemek Yememeye Dikkat Edin Gündüz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/zayıf.jpg" alt="" title="zayıf" width="290" height="174" class="aligncenter size-full wp-image-8846" /></p>
<p>kolay zayıflama yöntemleri ve yapmanız gerekenler</p>
<p>3 ana öğün yanına 3 de ara öğün yaparak zayıflama sürecini azaltın<br />
Günde aldığımız 3 öğünü 6 öğüne bölerek, öğünlerinizde aldığınız gıda miktarını azaltın.<br />
Az ve sık beslenme kolay kilo verme yöntemlerinden biridir.Ayrıca sık beslenme , metabolizmayı hızlandırarak kan şekerindeki dalgalanmaları düşürür.</p>
<p>Geç Saatlerde Yemek Yememeye Dikkat Edin<br />
Gündüz saatlerinin uzun olduğu yaz günlerinde akşam yemeğide geç yenmeye başlanmıştır.Ancak geç saatlerde yani gece yenilen yemekleri vücudumuz daha zor yakar yada bir kısmını yakar.Yakılamayan diğer kısmı ise vücutta fazla yağ ve kalori olarak kalır.Buda kilo alımına neden olur.</p>
<p>Hareket Edin Metabolizmayı Çalıştırın<br />
Spor yapmamak için yağmurlu ve soğuk günleri bahane etme dönemi sona erdi.Hareket etmek için en kolay aktivite spor yapmaktır.Açık havada spor yaparak bol oksijen almak çok yararlıdır.Spor yapmak yerine başka bir aktivite de yapabilirsiniz.Ama oturduğunuz yerden değil hareket yapmanızı sağlayacak bir aktivite…</p>
<p>Kilo vermek için hafif beslenin<br />
Zayıflama döneminde tam tahıllı ürünler tüketmek kilo vermeye oldukça yarar sağlar.Yağlı ve kızartma ağırlıklı yemekler yerine haşlama ve fırında pişen yemekleri tercih edin.Bol bol sebze ve meyve tüketin.Süt ve süt ürünlerinin az yağlı olan türlerini kullanın.</p>
<p>Su Tüketimini Arttırın<br />
Bu dönemde çok terlemeyle birlikte vücuda sıvı alma ihtiyacınız artar.Günde 2-2,5 lt ye kadar su tüketimini arttırın.Su tüketmek için susamayı beklemeyin.Vücuttaki su kaybı güçlülüğü ve hafıza  bulanıklığına yol açar.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8845&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/kolay-zayiflama-yontemleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigaranın kadınlara olan zararları</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/sigaranin-kadinlara-olan-zararlari.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/sigaranin-kadinlara-olan-zararlari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 13:47:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8842</guid>
		<description><![CDATA[Bilim söylüyor çoğu tiryaki kadın dikkate bile almıyor sigaranın kendisine verdiği sayısız zararı. Peki siz sigaranın kadına sunduğu ‘top beş’i öğrenmek ister misiniz? Bir; sigara içen kadın içmeyene göre 2 yıl önce menopoza giriyor. İki; ana yumurta hücreleri tahribi ediyor bu da kısırlığa sebep oluyor. Üç; yumurta kalitesini bozuyor. Dört; düşük sebebi ve beş; tüp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/sigara-kadın.jpeg" alt="" title="sigara kadın" width="211" height="238" class="aligncenter size-full wp-image-8843" /></p>
<p>Bilim söylüyor çoğu tiryaki kadın dikkate bile almıyor sigaranın kendisine verdiği sayısız zararı. Peki siz sigaranın kadına sunduğu ‘top beş’i öğrenmek ister misiniz? Bir; sigara içen kadın içmeyene göre 2 yıl önce menopoza giriyor. İki; ana yumurta hücreleri tahribi ediyor bu da kısırlığa sebep oluyor. Üç; yumurta kalitesini bozuyor. Dört; düşük sebebi ve beş; tüp bebek şansını azaltıyor. En üzücü olan ise; kadın bile bile sigara içmeye devam ediyor…</p>
<p>Son yıllardaki etkili kampanya ve düzenlemelere rağmen, yapılan çalışmalar, üreme çağındaki kadınlar arasında sigara kullanımının artmakta olduğunu göstermektedir. Anne adayları, hamilelik döneminde sigara kullanımının, anne karnındaki bebek üzerine olumsuz etkileri hakkında bilgiye sahip olduğu için hamilelik durumunda en ağır sigara kullanıcıları bile genellikle sigaradan uzak durmaktadır.</p>
<p>Kadın Biliyor Ama Dikkate Almıyor</p>
<p>Ancak genel olarak kadınların, sigara kullanımının, yumurtalıklar ve üreme fonksiyonları üzerine zararlı etkileri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını görmekteyiz. Sigara dumanında bulunan 4000’in üzerindeki zararlı bileşik, kadın üreme sistemindeki değişik hedef ve etki mekanizmalarına ile zarar veriyor. Sonuç; kadının çocuk sahibi olma şansı azalıyor. Daha üzücü olan sonuç ise; kadının tüm bu bilgileri dikkate almaması…</p>
<p>Sigara Erken Menopoza Sebep Oluyor</p>
<p>Kadın üreme çağını belirleyen yumurtalık kapasitesinin, sigaranın zararlı etkilerinden olumsuz etkilendiğini gösteren birçok çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda, yumurtalık kapasitesinin belirleyicilerinden olan FSH hormonunun sigara içen kadınlarda içmeyenlere göre daha yüksek, AMH hormonunun daha düşük olduğu gösterilmiştir. Bunun sonucu olarak da sigara içen kadınların içmeyenlere göre ortalama 2 yıl önce menopoza girdikleri görülmüştür.</p>
<p>Sigara Kısırlaştırıyor</p>
<p>Özellikle yumurta rezervini belirleyen ve “primordial folikül” dediğimiz ana yumurta hücreleri, sigara dumanında bulunan hidrokarbon türevleri, nikotin ve kadmium gibi ağır metallerin birincil hedefi olmaktadır. Bir kadının daha doğmadan belli sayılarda sahip olduğu ve şu anki bilgilerimize göre hayatın ileriki dönemlerinde bir daha üretilemeyen bu ana hücrelerin tahribi, kadınlarda geri dönülemez etkileri ortaya çıkarmaktadır.</p>
<p>Yumurta Kalitesini Bozuyor</p>
<p>Yukarıda bahsettiğimiz ana etkinin haricinde, sigara dumanı ve içerdiği toksik maddeler, kadında her ay gelişen ve muhtemel gebeliği oluşturacak olgun yumurtanın da kalitesini çeşitli şekillerde bozmaktadır. Yumurtalık içerisinde gelişen olgun yumurta ve mikro çevresinde bu toksik maddeler ile oluşan oksidatif stres, yumurta hücresi ve çekirdeğinde değişikliklere yol açarak hücrenin ölümüne veya genetik yapısının bozulmasına yol açabilmektedir.</p>
<p>Düşüklere Sebep Olur!</p>
<p>Sigaranın zararlı etkileri bununla da kalmamaktadır. Döllenme sonrası oluşan embriyonun gelişimi bozulmakta, hücre zarının kalınlığı artarak embriyonun rahim içerisinde tutunması zorlaşmaktadır. Bununla birlikte, embriyonun rahim içerisinde tutunup geliştiği “endometrium” adını verdiğimiz iç tabakada sigaranın zararlı etkilerinden payını almaktadır. Sigara dumanındaki toksik maddeler, rahim içi dokusunun kanlanmasını azaltarak, embriyonun bu doku içerisinde tutunup köklenmesini engellemektedir.</p>
<p>Tüp Bebek Şansını Olumsuz Etkiliyor</p>
<p>Kısaca bahsettiğimiz bu olaylar silsilesi, sigara içen kadınlarda erken menopoz olasılığını arttırmakta, kadının aylık gebe kalabilme olasılığını azaltmaktadır. Bu durum özellikle herhangi bir nedenden dolayı gebe kalmak için tüp bebek yöntemlerine başvuran kadınlarda ayrıca bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan birçok çalışma, sigara içen kadınlarda tüp bebek başarı şansının içmeyenlere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Sonuç olarak söylemek gerekirse, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen, bu konuda güçlük çeken ve tedavi gereksinimi duyan kadınlarda, sigaranın üreme sisteminin her basamağına olumsuz etkisi olduğu ve özellikle herhangi bir tedaviye başlamadan önce sigaradan uzak durmaları gerektiğinin üzerinde ısrarla durulmalıdır.</p>
<p>Op. Dr. Güvenç Karlıkaya</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8842&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/sigaranin-kadinlara-olan-zararlari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz aşılar</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/ucretsiz-asilar.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/ucretsiz-asilar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 09:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8839</guid>
		<description><![CDATA[Aşı takvimine 2 yeni aşı eklendi. Hepatit A ve suçiçeği aşısı da artık Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu tuttuğu ve sağlık ocaklarında ücretsiz olarak yapılan aşılar arasına alındı. Aileler daha önce istedikleri takdirde ücretli olarak bu aşılardan yaptırabiliyordu. Yeni uygulamayla bu hastalıklar için aşı zorunlu hale getirildi. Böylece çocuklara zorunlu olarak yapılması gereken aşı sayısı 13’e çıktı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/aşı.jpeg" alt="" title="aşı" width="180" height="180" class="aligncenter size-full wp-image-8840" /><br />
Aşı takvimine 2 yeni aşı eklendi. Hepatit A ve suçiçeği aşısı da artık Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu tuttuğu ve sağlık ocaklarında ücretsiz olarak yapılan aşılar arasına alındı. Aileler daha önce istedikleri takdirde ücretli olarak bu aşılardan yaptırabiliyordu. Yeni uygulamayla bu hastalıklar için aşı zorunlu hale getirildi. Böylece çocuklara zorunlu olarak yapılması gereken aşı sayısı 13’e çıktı. 18-24 ay arasında bebeklere yapılacak olan Hepatit A aşısının temmuzda, 2 yaş civarı bebeklere yapılacak olan suçiçeği aşısının da 2013’te başlaması bekleniyor. </p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8839&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/ucretsiz-asilar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzun yaşamak mümkün</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/uzun-yasamak-mumkun.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/uzun-yasamak-mumkun.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 09:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8836</guid>
		<description><![CDATA[Beyin cerrahisindeki gelişmeler konusunda bilgiler veren Yaşargil, gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıt verdi. &#8221;İnsanların 120 yaşına kadar yaşamasının mümkün olduğu&#8221;na ilişkin önceki açıklamaları hatırlatılan Yaşargil, şu açıklamalarda bulundu: &#8221;Biyologların açıkladığına göre, bizim kromozomların tepesinde bir ufak parçacık var. O sözde bizim yaşamımızı idame ettiriyor. O zamanla yaşlandıkça küçülüyor. Onu hesaplamışlar, &#8216;telemetrik&#8217; diyorlar. Herkesin 120 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/uzun-yaşam.jpeg" alt="" title="uzun yaşam" width="299" height="169" class="aligncenter size-full wp-image-8837" /></p>
<p>Beyin cerrahisindeki gelişmeler konusunda bilgiler veren Yaşargil, gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıt verdi.<br />
&#8221;İnsanların 120 yaşına kadar yaşamasının mümkün olduğu&#8221;na ilişkin önceki açıklamaları hatırlatılan Yaşargil, şu açıklamalarda bulundu:<br />
&#8221;Biyologların açıkladığına göre, bizim kromozomların tepesinde bir ufak parçacık var. O sözde bizim yaşamımızı idame ettiriyor. O zamanla yaşlandıkça küçülüyor. Onu hesaplamışlar, &#8216;telemetrik&#8217; diyorlar. Herkesin 120 yaşına kadar iyi yaşayabilmesi mümkün. Şu anda bence iktisadi, ekonomik durumu iyi memleketlerde muhakkak ki bu hususta çalışılıyor. Hatta 120 değil, daha uzun uzun yaşamak bile isteniyor. Benim düşüncem insanın 120 yaşına kadar hem bedenen hem zihnen iyi durumda olabilmesi. Hastalık gelse bile onunla yaşayabilmesi, bir şeyler verebilmesi. Yaşlıların gençlere mesajları olabilir, tecrübelerini bildirebilir, bu da bir kıymettir.&#8221;<br />
Yaşargil, 88 yaşında olmasına rağmen eğitim amaçlı ameliyatlara girdiğini, genç cerrahlara yönelik yeni ufuklar açtığını açıkladı.</p>
<p><strong>KANSERİ ÇARE BULAMAMAK BİZİ ÜZÜYOR</strong><br />
Beyindeki &#8221;anevrizma&#8221; denilen baloncukların geçmişte riskli operasyonlarla tedavi edilebilmesine karşın bugün birer apandisit ameliyatı kadar kolay olduğunu dile getiren Yaşargil, beyin tümörlerinde de benzer başarılar elde edildiğini SÖYLEDİ.<br />
Yaşargil, ancak kanserin tedavisinde sorun olduğunu ifade ederek, &#8221;Bizi üzen, biyolojik olarak bu kanserin nereden geldiğini pek anlayamıyoruz. Bir zamanlar genlerden filan dendi, ama o da değil&#8221; dedi.<br />
Bu konuda hücrelerdeki proteinlerle ilgili bir sorun olabileceğini, ancak bunun da belirsiz olduğunu anlatan Yaşargil, şunları söyledi:<br />
&#8221;Bildiğimiz, eğer yüksek dereceli bir beyin tümörü çıkarsa onlarda yalnız yüzde 5-10&#8242;una yardım edebiliyoruz uzun zaman kurtulabilmesi için. Ama yüzde 90&#8242;ı maalesef 1,5-2 yılda hayatını kaybediyor. Bunlar arasında sadece gençler değil, ihtiyarlar da var. Bizi üzen bu. Henüz ne ilacı, aşısı var, ne de ameliyatla zaman kazanıyor. Bu nezleye tutulur gibi birden bire ortaya çıktığında çok şaşırıyorlar, üzülüyorlar.&#8221;</p>
<p><strong>ZİNDELİĞİMİN SIRRI DÜZGÜN HAYATIM</strong><br />
Zindeliğini &#8221;düzgün&#8221; hayatına borçlu olduğunu bildiren Prof. Dr. Gazi Yaşargil, sağlıklı bir yaşam için kendi hayatından yola çıkarak şu önerilerde bulundu:<br />
&#8221;İçki, sigara içmem. Her sabah 06.30&#8242;da kalkar, akşam 22.30-23.00 gibi yatarım. Fazla yememeye dikkat ederim. Sabah iyi kahvaltı ederim. Öğlen çok defa ameliyatlarda olduğum için hafif bir şeyler yerim. Akşamları da daha ziyade meyve, salata ve hafif yemekler yerim. Cemiyet hayatını, insanlarla görüşmeyi, oturup konuşmayı, münakaşa etmeyi çok severim, ama buna vaktimiz kalmıyor. Düzgün bir hayat yaşanırsa, genlerimiz de yardım ederse uzun bir hayat sürdürülebilir. Ben yakında 88&#8242;i bulacağım, hala ameliyatlara girebiliyorum. 5-6 saat ameliyatta kalabilirim. Çok defa olmaz vakalar bana düşüyor. Hala çalışıyorum. Eskisi gibi değilse bile haftada 1-2 vakaya ameliyat yapabiliyorum. Çalışmak iyidir. Devamlı çalışmak, beyni açık tutmak iyidir. Muhtelif konuları okumanızı tavsiye ederim.&#8221;</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8836&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/uzun-yasamak-mumkun.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dondurma mevsimindeyiz</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/dondurma-mevsimindeyiz.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/dondurma-mevsimindeyiz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 20:22:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dondurma kilo aldirir mi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8833</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar dondurma sadece yaz aylarında yenirdi. Bu yüzden yaz ayları dondurma mevsimi olarak bilinir. Şimdi ise dondurmak yemek için yazı beklemize gerek yok, her daim dondurma tüketilebiliyor . Buna rağmen dondurma en çok yazın tüketilmektedir. Pe ki ya kilo derdi ne olacak ? Dondurma kilo aldirir mi? Dondurma, miktara ve türüne bağlı olarak olması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/doldurma.jpg" alt="" title="doldurma" width="251" height="201" class="aligncenter size-full wp-image-8834" /></p>
<p> Bir zamanlar dondurma sadece yaz aylarında yenirdi. Bu yüzden yaz ayları dondurma mevsimi olarak bilinir. Şimdi ise dondurmak yemek için yazı beklemize gerek yok, her daim dondurma tüketilebiliyor . Buna rağmen dondurma en çok yazın tüketilmektedir. Pe ki ya kilo derdi ne olacak ?</p>
<p>Dondurma kilo aldirir mi?</p>
<p>Dondurma, miktara ve türüne bağlı olarak olması gereken kadar tüketildiğinde kilo aldırmaz. Son derece besleyicidir ve sağlıklıdır. En çok kilo aldıran dondurmanın sosları ve süsleridir. Şimdilerde üretilen dondurma türleri çok geniş bir yelpazaye sahip. Çikolata parçacıklı, kekli, kurabiyeli, baklavalı, yemişli, çikolata soslu, fındık-fıstıklı ve benzeri verilebilecek birçok örnek dondurmanın kalori yüklenmiş halidir aslında. Oysaki dondurmanın saf hali çok yüksek kaloriler içermez.</p>
<p>100 gr Vanilyalı Dondurma 4.65 gr.protein, 4.45 gr. yağ, 20.58 gr. Karbonhidrat içerir ve 145 kaloridir.</p>
<p>100 gr Çikolatalı Dondurma 4.82 gr. protein, 6.94 gr. yağ, 21 gr. Karbonhidrat içerir ve 170 kaloridir.</p>
<p>Aynı zamanda dondurmada A, B, C, D ve E grubu vitaminleli, kalsiyum, sodyum, fosfor, potasyum, demir, magnezyum,ve çinko gibi mineraller de bulunur. Bu yüzden dondurma aşırı tüketilmediğinde kilo aldırmaz ve çok sağlıklıdır.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8833&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/dondurma-mevsimindeyiz.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baharla gelen tehlikeye dikkat</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/baharla-gelen-tehlikeye-dikkat.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/baharla-gelen-tehlikeye-dikkat.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 16:14:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8829</guid>
		<description><![CDATA[ÇOCUĞUNUZU ALERJENLERDEN KORUYUN Alerjik nezlede tedavisinde esas, tüm alerjilerde olduğu gibi alerjinin saptandığı maddeden uzak durulmasıdır. Bu alerjeni saptamak için testler gerekebilir. Bu mümkün değil veya önlemlerle kontrol altına alınamıyorsa ilaç tedavisi uygulanabilir. Alerji şurupları ve burun spreyleri kullanılabilir. ALERJİK RİNİTİ OLAN ÇOCUKLAR İÇİN ÖNERİLER * Evinizin camlarını polen mevsiminde kapalı tutun. * Polen yoğunluğunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/İçerik2.jpeg" alt="" title="İçerik" width="256" height="192" class="aligncenter size-full wp-image-8830" /></p>
<p>ÇOCUĞUNUZU ALERJENLERDEN KORUYUN</p>
<p>Alerjik nezlede tedavisinde esas, tüm alerjilerde olduğu gibi alerjinin saptandığı maddeden uzak durulmasıdır. Bu alerjeni saptamak için testler gerekebilir. Bu mümkün değil veya önlemlerle kontrol altına alınamıyorsa ilaç tedavisi uygulanabilir. Alerji şurupları ve burun spreyleri kullanılabilir.</p>
<p>ALERJİK RİNİTİ OLAN ÇOCUKLAR İÇİN ÖNERİLER</p>
<p>* Evinizin camlarını polen mevsiminde kapalı tutun.</p>
<p>* Polen yoğunluğunun olduğu saatlerde, özellikle sabah saatlerinde çocuğunuzu dışarı çıkarmamaya özen gösterin. Dışarı çıkmanız gerekliyse de koruyucu maske takın. Dışarıda oyunlar oynamak, parkta vakit geçirmek gibi eylemlerden kaçının.</p>
<p>* Evin içinde havalandırma sistemleri ve hava filtreleri kullanın. Klimalarda kullanılan filtreleri sık değiştirin. Hava değişimini içeride bulunan havayı kullanarak temizleyen, dışarıdaki havayı kullanmayan özel klimaları tercih edin.</p>
<p>* Eve girince çocuğunuzun banyo yapmasına özen gösterin veya kıyafetlerini çıkarın.</p>
<p>* Polen mevsiminde giysilerinizi açık havada kurutmayın.</p>
<p>* Polen mevsiminde arabada giderken pencereleri kapalı tutun.</p>
<p>* Sigara içilen ortamlarda bulunmayın.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8829&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/baharla-gelen-tehlikeye-dikkat.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epilepsi tedavide % 95 başarı</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/epilepsi-tedavide-95-basari.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/epilepsi-tedavide-95-basari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 15:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8825</guid>
		<description><![CDATA[İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği Şefi Prof. Dr. Galip Akhan, Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Sabiha Türe, Beyin Cerrahı Operatör Doktor Gönül Güvenç, Radyoloji Uzmanı Doç.Dr. Fazıl Gelal, Psikiyatri Uzmanı Dr.Elif Ünal, Psikolog Çiğdem Kaynakçı&#8217;dan oluşan Epilepsi Cerrahi Merkezi ekibi İzmir&#8217;in ve Ege Bölgesinin epilepsi vakalarına derman olmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/epilepsi.jpg" alt="" title="epilepsi" width="287" height="176" class="aligncenter size-full wp-image-8826" /></p>
<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği Şefi Prof. Dr. Galip Akhan, Nöroloji Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Sabiha Türe, Beyin Cerrahı Operatör Doktor Gönül Güvenç, Radyoloji Uzmanı Doç.Dr. Fazıl Gelal, Psikiyatri Uzmanı Dr.Elif Ünal, Psikolog Çiğdem Kaynakçı&#8217;dan oluşan Epilepsi Cerrahi Merkezi ekibi İzmir&#8217;in ve Ege Bölgesinin epilepsi vakalarına derman olmaya devam ediyor. Epilepsi cerrahi merkezi ile ilgili bilgi veren Nöroloji Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Sabiha Türe, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu merkez kurulmadan önce İzmir&#8217;deki ve bölgedeki hastaların büyük bölümünün Ankara ya da İstanbul&#8217;a sevk edildiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye’de sınırlı sayıda olan epilepsi cerrahi merkezlerinin ihtiyacı karşılayamadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Türe, &#8221; Hem İzmir&#8217;in hem de Ege Bölgesinin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Hatta doğu illerimizden gelen hastalarımız bile var&#8221; dedi. Ülkemizde az sayıda merkez olması ve video-EEG randevu sürelerinin 6 aya kadar uzaması nedeni ile taleplerin tam olarak karşılanamadığını söyleyen Türe, epilepsi cerrahisinin bir ekip işi olduğunu belirterek, “Her biri alanlarında uzman bu ekibi oluşturmak oldukça zor, ameliyat öncesi değerlendirme ve operasyon süresi ise uzun sürmektedir. Bu nedenle sınırlı sayıda hastaya hizmet verebilmekteyiz. Bu merkezlerin sayısı artarsa, epilepsi hastalarımızın yaşam kalitelerinde düzelme belirgin olarak artar&#8221; dedi</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8825&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/epilepsi-tedavide-95-basari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi bir hayat için</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/iyi-bir-hayat-icin.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/iyi-bir-hayat-icin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 15:40:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8819</guid>
		<description><![CDATA[Hayat kalitemizin yükselmesi sağlığımız ile direk orantılıdır. Şekerli, tuzlu ve doymuş yağ oranı fazla olan yiyecekleri daha az tüketin Obezitenin oluşumunda ve hastalıkların tetiklenmesinde etken besinlerdir. Gün içerisinde tükettiğimiz birçok yiyecek içerisinde de malesef yüksek oranda bulunmaktalar. Porsiyonlarınızı küçültün Gittiğiniz kafe veya restoranlarda sipariş verdiğiniz yemek önünüze günlük almanız gereken kalori miktarına yakın bir değerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/images.jpg" alt="" title="images" width="237" height="213" class="aligncenter size-full wp-image-8821" /></p>
<p>Hayat kalitemizin yükselmesi sağlığımız ile direk orantılıdır. Şekerli, tuzlu ve doymuş yağ oranı fazla olan yiyecekleri daha az tüketin Obezitenin oluşumunda ve hastalıkların tetiklenmesinde etken besinlerdir. Gün içerisinde tükettiğimiz birçok yiyecek içerisinde de malesef yüksek oranda bulunmaktalar.</p>
<p>Porsiyonlarınızı küçültün<br />
Gittiğiniz kafe veya restoranlarda sipariş verdiğiniz yemek önünüze günlük almanız gereken kalori miktarına yakın bir değerde geliyor. Birde yanında kola, gazoz veya alkol varsa bu rakam yükseliyor.</p>
<p>Vücudunuzu kurutmayın<br />
Su vücudunuzun %60-70’lik kısmını oluşturmakta yani sağlıklı bir yaşam için su tüketimi çok önemli. Ayrıca su tüketimi metabolizmayı canlandıracak, sindirimi hızlandıracak ve daha fazla kalori harcamanızı sağlayacaktır. Günde 2-2,5 lt sadece su içmeye gayret edin.</p>
<p>Alkol ve sigaradan uzak durun<br />
Alkol hem kalori değeri yüksek hem de sağlığa her açıdan zararlı olan bir içecektir, sigara ile birleştiğinde komplikasyonlar da artmakta. Bırakmak elbette zor bir süreç ama en azından azaltabilirsiniz.</p>
<p>Tabakta arta kalan yemek ağlamaz<br />
Küçüklüğünüzde yemeğinin hepsini bitir, yoksa ağlar sözünü duymuş olabilirsiniz. O yaşlarda edinilen alışkanlıklar ve söylenenler beynimize kazınır adeta. Sonrasında tokluk hissi olsa bile o tabak adeta pırıl pırıl yapılır.</p>
<p>Yemeğe çorba ve salata ile başlayın<br />
Sebze, et sulu veya pirinçli nasıl olursa olsun yemek öncesinde tüketeceğiniz 1 kase çorba ve yanında az yağlı bir salata daha az yemek yemenize neden olacaktır.</p>
<p>Bir öğünde illaki protein tüketin<br />
Protein vücudunuzun yapı taşıdır, olmazsa olmazıdır. Tüketilmediğinde kas kaybı, demir ve diğer elzem mineral, vitamin kayıpları görülür. Ayrıca protein tokluk hissi verir, sadece sebze salata tüketerek diyet yapılmamalıdır. Diyetisyen Özlem Sert Aydın</p>
<p>Günlük veya haftalık egzersiz planı yapın<br />
Egzersiz sizi fiziksel ve ruhsal daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Ayrıca kilo vermenizi ve sağlıklı bir yaşamı da beraberinde getirecek. Hergün yapacağınız yarım saatlik yürüyüş, eğer imkanınız varsa haftada 1-2 kez yüzme sizi her açıdan etkileyecek.</p>
<p>Diyetisyen Özlem Sert Aydın<br />
www.ozlemsert.com</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8819&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/iyi-bir-hayat-icin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cevizin hiç bilmediğimiz faydası</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/cevizin-hic-bilmedigimiz-faydasi.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/cevizin-hic-bilmedigimiz-faydasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 07:19:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8815</guid>
		<description><![CDATA[Çin&#8217;in üretiminin 800 bin tondan fazla, Amerika&#8217;nın üretiminin ise 400 bin ton civarında olduğunu ifade eden Şen, “Bizim üretimimiz ise 180 bin ton civarında. Bugün baktığımızda maalesef cevizi dışarıya satamıyoruz. 1970&#8242;li yıllarda ceviz satardık, bugün ceviz alan bir ülke konumuna geldik. Dışarıdan 50 bin ton ceviz alıyoruz” diye konuştu. Cevizin birçok faydası bulunduğunu dile getiren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/ceviz.jpeg" alt="" title="ceviz" width="117" height="94" class="aligncenter size-full wp-image-8816" /></p>
<p>Çin&#8217;in üretiminin 800 bin tondan fazla, Amerika&#8217;nın üretiminin ise 400 bin ton civarında olduğunu ifade eden Şen, “Bizim üretimimiz ise 180 bin ton civarında. Bugün baktığımızda maalesef cevizi dışarıya satamıyoruz. 1970&#8242;li yıllarda ceviz satardık, bugün ceviz alan bir ülke konumuna geldik. Dışarıdan 50 bin ton ceviz alıyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Cevizin birçok faydası bulunduğunu dile getiren Şen, şöyle devam etti:<br />
“Ceviz mutlaka her gün en az 30 gram tüketilmeli, ceviz yiyen kişi eşiyle kavga etmez, evinde huzur olur. Uykusu kaçmaz, çocukları yaramaz olmaz. Çünkü cevizde Omega 3 yağı vardır. Bunu vücut yapamaz ve dışarıdan alır. Bu nedenle ceviz mutlaka tüketilmeli. Omega 3 yağı olmazsa erkekler kadınlarıyla kavga ederler. Evimizde huzurumuz bozulur. Bu bilimseldir, yani Amerikalıların klinik çalışmaları sonucu ortaya çıkmış bir sonuçtur. Bu bizim ziraatçıların çalışması da değil. Ceviz eskilerden kralların yediği bir meyve türüydü aynı zamanda. Dolayısıyla ceviz, mutlak tüketmemiz gereken bir ürün.”</p>
<p>Şen, cevizin ülke ve vatandaşlar adına önemli bir ürün olduğunu, kıymetinin mutlaka bilinmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Panele, Ordu Vali Vekili Mustafa İmamoğlu, Ordu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Zeki Bostan, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, Ordu Belediye Başkan Yardımcısı Özer Karadağ, bazı daire müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8815&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/cevizin-hic-bilmedigimiz-faydasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyve sularında yüksek şeker</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/meyve-sularinda-yuksek-seker.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/meyve-sularinda-yuksek-seker.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 07:17:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8812</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere’de Glasgow Üniversitesi’nden uzmanlar, bir şişe meyve suyunda 22 kaşık şeker olduğunu, bu içecekleri tüketmenin obezite, diyabet, ikinci tip diyabet, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon gibi hastalıklara sebep olabileceği konusunda uyardı. Normalde bir bardak taze sıkılmış nar suyunun içinde dört tatlı kaşığı şeker bulunduğunu belirten uzmanlar, aynı meyve suyu hazır olarak tüketildiğinde fazladan 18 kaşık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/meyve.jpg" alt="" title="meyve" width="250" height="150" class="aligncenter size-full wp-image-8813" /></p>
<p>İngiltere’de Glasgow Üniversitesi’nden uzmanlar, bir şişe meyve suyunda 22 kaşık şeker olduğunu, bu içecekleri tüketmenin obezite, diyabet, ikinci tip diyabet, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon gibi hastalıklara sebep olabileceği konusunda uyardı.  Normalde bir bardak taze sıkılmış nar suyunun içinde dört tatlı kaşığı şeker bulunduğunu belirten uzmanlar, aynı meyve suyu hazır olarak tüketildiğinde fazladan 18 kaşık şeker alındığını belirtti. Bu haftada ortalama 3 bin 144 kalori fazladan almak, yani bir haftada 8 buçuk günlük yemek tüketmek anlamına geliyor . </p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8812&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/meyve-sularinda-yuksek-seker.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kronik Yorgunluktan Korunmak İçin Öneriler</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/kronik-yorgunluktan-korunmak-icin-oneriler.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/kronik-yorgunluktan-korunmak-icin-oneriler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 12:36:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8807</guid>
		<description><![CDATA[1-Sağlıklı beslenme, alkol ve sigaradan uzak durma, düzenli uyku ve egzersiz Günde en az 3 öğün sebze ve meyve, belli oranlarda kuru baklagillerin de yer aldığı 3 ana ve ara öğün içermelidir. Gün içindeki kan şekeri dalgalanmalarını en aza indirecek düşük ve posalı besinler seçilmelidir. Rafine karbonhidratlardan uzak durmak, sebzelerin vitamin değerlerini koruyacak şekilde buharda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/04/İçerik1.jpeg" alt="" title="İçerik" width="284" height="178" class="aligncenter size-full wp-image-8808" /><br />
1-Sağlıklı beslenme, alkol ve sigaradan uzak durma, düzenli uyku ve egzersiz<br />
Günde en az 3 öğün sebze ve meyve, belli oranlarda kuru baklagillerin de yer aldığı 3 ana ve ara öğün içermelidir. Gün içindeki kan şekeri dalgalanmalarını en aza indirecek düşük ve posalı besinler seçilmelidir. Rafine karbonhidratlardan uzak durmak, sebzelerin vitamin değerlerini koruyacak şekilde buharda pişirmek tercih edilmelidir. Yeteri kadar su tüketmeyen, düzenli beslenmeyen, egzersiz yapmayan kişilerde kronik yorgunluk daha sık görülür. Sebze, meyve, baklagiller, fındık ve deniz ürünleri ağırlıklı beslenmek, eksikliği halinde vitamin, mineral takviyesi önerilir. Bunun yanısıra yağlı süt ürünleri, kırmızı et, alkol, şeker ve kafeinli içecekler, sigaradan kaçınılmalıdır. Beslenme problemi olan hastalar hekim kontrolünde vitamin ve mineral desteği almalıdır.<br />
Haftada en az 3 kez, ortalama1- 3 saat yapılan egzersiz ve spor sayesinde vücutta stresle başa çıkmayı sağlayan seratonin hormonu salgılanır. Egzersiz ile hem enerji hem de günlük stresle başa çıkma kapasitesi artar; bu nedenle kronik yorgunluk daha az görülür. Fakat akşam geç saatlerde ve uzun süreli, abartılı yapılmış egzersiz, yorucu aşırı fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışmak tam tersi yorgunluk semptomlarını artıracaktır.<br />
2-Altta yatan hastalıkları ortaya çıkarmak ve nedenlerine yönelik tedavi yapmak<br />
Fazla bilinmeyen hastalık, hastanelere başvuranların en sık yakınmalarından biri, hastaların %20’sinde ise asıl şikâyettir. Tetkikler dikkatlice yapılmalı, tanı doğru konulmalıdır.<br />
3- Psikiyatrik destek ve davranış terapi yöntemleri<br />
Yorgunluk yoğun iş stresinden kaynaklanabilir. Stresle başa çıkmak için davranış terapi yöntemleri öğrenilmeli, mesai sırasında kapalı ortamda çalışılıyorsa açık havadan yararlanılmalı, iş aralarında küçük yürüyüşler yapılmalıdır. Yorgunluk ile başa çıkmak için en önemli etkenlerden biri ise stresi azaltmaya yönelik psikiyatrik destektir. Bu amaçla rahatlatıcı müzikler, yoga, meditasyon, pozitif imajinasyon önerilebilir.<br />
4- İlaçtan önce gıda takviyesi almak<br />
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yorgunluğa yönelik çözüm öneren birçok destek gıda takviyesi bulunmaktadır. Bunların birçoğu vitamin-mineral ağırlıklı takviyelerdir. Bu tip takviyeler enerjiden ziyade genel vücut sağlığına hizmet etmektedir. Günlük enerji miktarını yükseltmek üzere doğrudan enerji metabolizması üzerine çalışan ve enerjinin en alt birimi olan ATP miktarını artırmaya yönelik takviyelerin kullanılması önerilmektedir. Aminoasitler bu anlamda en çok öne çıkan maddelerdir, vücutta protein üretirler. Aminoasitler olmaksızın vitamin ve mineraller vücutta görev yapamazlar. L-Karnitin başta olmak üzere, L-Arjinin, L-Glutamin, L-Treonin, L-Serin  ve Vitamin B12  gibi bileşenlerin sinerjik aktivitesi; hücresel enerji üretimini artırmaya ve nöronal membranların bütünlüğünü sağlamaya katkıda bulunur. Dolayısıyla bu bileşenler, fiziksel ve zihinsel yorgunluk durumlarında geçici olarak azalan enerjinin yerine konmasına yardımcı olur ve bu şekilde sabah başlayarak gün boyu süren yorgunlukların önüne geçilebilir.</p>
<p>Yorgunluğunuzun Şiddetini Ölçün</p>
<p>Aşağıdaki cümlelere ne kadar katıldığınıza karşılık gelen rakamı başındaki kutulara yazınız. En sonunda tüm kutulardaki rakamları toplayınız.</p>
<p> &#8211;   Yorgun olduğumda motivasyonum azalır.<br />
 &#8211;  Egzersiz beni yoruyor.<br />
 &#8211;  Kolay yorulurum.<br />
 &#8211;  Yorgunluk fiziksel fonksiyonumu etkiler.<br />
 &#8211;  Yorgunluk benim için sık sık problemlere neden olur.<br />
 &#8211;  Yorgunluğum fiziksel fonksiyonumu sürdürmemi engeller.<br />
 &#8211;  Yorgunluk belirli görev ve sorumluluklarımı yerine getirmeyi etkiler.<br />
 &#8211;  Yorgunluk, beni yetersiz bırakan en önemli üç şikâyetten birisidir.<br />
 &#8211;  Yorgunluk, iş, aile ya da sosyal yaşantımı etkiler.</p>
<p>1 = kesinlikle katılmıyorum<br />
2 = katılmıyorum<br />
3 = katılmama eğilimindeyim<br />
4 = kararsızım<br />
5 = katılma eğilimindeyim<br />
6 = katılıyorum<br />
7 = kesinlikle katılıyorum<br />
36’dan küçük ise tebrikler!<br />
36’dan büyük ise durumunuzu ciddiye alın ve müdahalede gecikmeyin.</p>
<img src="http://www.rejimdiyet.com/?ak_action=api_record_view&id=8807&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/kronik-yorgunluktan-korunmak-icin-oneriler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

