<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı diyet Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.rejimdiyet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rejimdiyet.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşam için formuzunu koruyun</description>
	<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:26:29 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Besin eksikliği nasıl anlaşılır</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/besin-eksikligi-nasil-anlasilir.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/besin-eksikligi-nasil-anlasilir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8647</guid>
		<description><![CDATA[


 
İhtiyacımız ölçüsünde birçok besini tüketiyoruz ama farkında olmadan bazı besin öğelerini yetersiz alıyor olabiliriz. Bunun için düzenli kan bulgularınıza baktırmanızda fayda var ama genel olarak besin eksiklikleri kendini bazı rahatsızlıklarla belli edebilirler.
*Soluk beniz, üşüme, deri kuruluğu; demir, B12, folik asit eksikliği
*Kaslarda ağrı ve kramplar; magnezyum, potasyum eksikliği
*Tırnaklarda beyaz lekeler; çinko eksikliği
*Saç dökülmesi; demir, çinko, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: right;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9488609646447161";
/* 336x280, oluşturulma 12.11.2009 */
google_ad_slot = "5396150951";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/02/images.jpeg" alt="images" title="images" width="229" height="220" class="aligncenter size-full wp-image-8648" /></p>
<p>İhtiyacımız ölçüsünde birçok besini tüketiyoruz ama farkında olmadan bazı besin öğelerini yetersiz alıyor olabiliriz. Bunun için düzenli kan bulgularınıza baktırmanızda fayda var ama genel olarak besin eksiklikleri kendini bazı rahatsızlıklarla belli edebilirler.</p>
<p>*Soluk beniz, üşüme, deri kuruluğu; demir, B12, folik asit eksikliği</p>
<p>*Kaslarda ağrı ve kramplar; magnezyum, potasyum eksikliği</p>
<p>*Tırnaklarda beyaz lekeler; çinko eksikliği</p>
<p>*Saç dökülmesi; demir, çinko, biotin eksikliği</p>
<p>*Saçlarda kepek oluşumu; biotin, C ve B vitamini, yağ asitleri eksikliği</p>
<p>*Egzema; yağ asitleri, çinko eksikliği Diyetisyen Özlem Sert Aydın</p>
<p>*Göz kuruluğu; yağ asitleri, A vitamini eksikliği</p>
<p>*Gözlerde kanlanma, duyarlılık; A ve B vitamini eksikliği</p>
<p>*Sinirlilik, hızlı kalp atışı, depresyon; B vitamini eksikliği</p>
<p>*Üst kol ve kalçada deri kızarıklığı; B ve E vitamini, yağ asitleri eksikliği</p>
<p>*Diş eti kanaması; C vitamini eksikliği</p>
<p>*Ağız kenarlarında çatlaklar; B vitamini, folik asit, demir eksikliği</p>
<p>*Dudak kuruluğu ve çatlaması; B vitamini eksikliği</p>
<p>*Erkek ve kadında kısırlık; E vitamini, çinko, manganez eksikliği</p>
<p>*Yumuşak, ağrılı dil; B vitamini, demir, folik asit eksikliği</p>
<p>*Yarıklı, çatlak dil; B vitamini eksikliği</p>
<p>*Dil altındaki damarlarda genişleme; C vitamini eksikliği</p>
<p>*Kanın durdurulamaması; K vitamini eksikliği</p>
<p>*Burun kenarlarında kırmızılık ve yağlanma; B vitamini, çinko, yağ asitleri eksikliği</p>
<p>*Regl öncesi ağrı ve kramplar; kalsiyum ve magnezyum eksikliği</p>
<p>*Yorgunluk, baş dönmesi; sodyum, demir eksikliği</p>
<p>*Gece körlüğü; A vitamini, çinko eksikliği</p>
<p>Diyetisyen Özlem Sert Aydın<br />
www.ozlemsert.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/besin-eksikligi-nasil-anlasilir.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı beslenmek yaşam kurtarıyor</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/saglikli-beslenmek-yasam-kurtariyor.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/saglikli-beslenmek-yasam-kurtariyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:17:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8645</guid>
		<description><![CDATA[


 Beslenmemizi düzenleyerek kanserden korunabiliriz
 Bilimsel çalışmalar; beslenmenin, çoğu kanserlerde yüzde 10-70 oranında etkili olduğunu gösteriyor
Kanser riskini artıran faktörler
* Sigara içmek
* Bakteri ve virüs enfeksiyonlarının hızlı gelişmesi
* Çok miktarda yapay kimyasal almak
* Aşırı alkol tüketimi
* Radyasyona maruz kalmak
* Düzensiz yaşam, çok eşlilik
* Aşırı yağ ve yağlı besin tüketmek
* Taze sebze ve meyveler az yemek
* Lifli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenmemizi düzenleyerek kanserden korunabiliriz</p>
<p> Bilimsel çalışmalar; beslenmenin, çoğu kanserlerde yüzde 10-70 oranında etkili olduğunu gösteriyor</p>
<p>Kanser riskini artıran faktörler<br />
* Sigara içmek<br />
* Bakteri ve virüs enfeksiyonlarının hızlı gelişmesi<br />
* Çok miktarda yapay kimyasal almak<br />
* Aşırı alkol tüketimi<br />
* Radyasyona maruz kalmak<br />
* Düzensiz yaşam, çok eşlilik<br />
* Aşırı yağ ve yağlı besin tüketmek<br />
* Taze sebze ve meyveler az yemek<br />
* Lifli besinleri az almak<br />
* Olumsuz çalışma koşulları<br />
* Tuzlanmış, tütsülenmiş, dumanlanmış besinlerin aşırı tüketimi</p>
<p>Meyve ve sebzelerinizi yiyin<br />
Meyve ve sebzeler; beta-karoten, C ve E vitaminiyle selenyum içeriyor. Bu öğeler, anti-oksidan özellikleriyle hücreleri hasardan koruyor. Ayrıca bağışıklık sisteminin de sağlıklı olmasına yardım ediyor. Birçok sebze ve meyve; posa, fitokimyasallar açısından mükemmel birer kaynak. Lutein, brokoli ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor. Likopense domateste. Bu maddelerin kanserle savaşmada rol aldığı biliniyor. Bolca tüketmeye çalışın.</p>
<p>Kurubaklagillere ve tam tahıllara yönelin<br />
Posa bakımından zengin ve yağ açısından fakir bir diyet, kolonla rektum kanserine karşı koruyucu. Posa, bağırsaktaki kanser yapıcı maddeleri kendi bünyesine alarak vücudumuzdan atılmasını sağlıyor. Kompleks karbonhidratları ve posa açısından zengin besinleri daha çok tüketmeye çalışın. Kabuğuyla yenebilen meyveleri, kurubaklagilleri, sebzeleri ve tam tahıl ürünlerini tercih edin. Hedefiniz en az 3 porsiyon meyve, 2 porsiyon sebze ve tam tahıllı ekmek olsun.</p>
<p>Yağı sınırlandırın<br />
Yüksek yağlı diyetler sadece kalp hastalıkları için risk değil. Meme, kolon ve prostat kanserleri de yağlı beslenmeyle alakalı. Hayvansal yağlarda genellikle doymuş yağ, kolesterol ve kalori yüksekken posa oranı düşük. Besinleri düşük yağlı, özellikle de doymuş yağ bakımından fakir şekilde tüketmeye çalışın.</p>
<p>Egzersiz yapın<br />
Obezite; meme, kolon, safra kesesi ve uterus kanseriyle ilişkili. Vücut ağırlığının en iyi kontrol yolu, fiziksel aktiviteyi devam ettirmek ve porsiyonları küçültmek.</p>
<p>Ne kadar alkol alıyorsunuz?<br />
Özellikle fazla miktarda tüketenlerde, karaciğer kanseri riskini artırıyor. Bu nedenle kadınlar bir, erkeklerse iki kadehten fazla alkol tüketmemeli.</p>
<p>İçmeden bir kez daha düşünün<br />
Alkol alımı sigarayla birleştiğinde; ağız, gırtlak, boğaz ve yemek borusu kanseri risklerini artırıcı etki gösteriyor. Yaşam alanlarınızı sigaradan uzak tutun. Kadınlar meme kanserinden korkarken akciğer kanserinden ölme oranının daha fazla olduğunu unutmamalı.</p>
<p>Güneş faktörü<br />
Cilt kanserindeki artışı düşünerek güneşlenme sürenizi sınırlandırmakta fayda var. Günlük bakımınıza en az 15 koruma faktörlü güneş kremi ekleyin.</p>
<p>Ya tuz kullanımı?<br />
Aşırı tuz tüketme alışkanlığı, mide kanseri riskini artırıyor. Besinlerden yeterince tuz alındığı düşünülerek yemeklere ekstra tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek olumlu bir davranış olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/saglikli-beslenmek-yasam-kurtariyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karnabahar en faydalı kış sebzesi</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/karnabahar-en-faydali-kis-sebzesi.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/karnabahar-en-faydali-kis-sebzesi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:15:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8643</guid>
		<description><![CDATA[A, C, B vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, fosfor, fosfat ve demirden zengin olan karnabahar kış aylarında bol bol yememiz gereken önemli bir sebze.
Antioksidanlardan zengindir
C vitamini ve mangandan zengindir, bu nedenle oldukça güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir.Ayrıca beta-karoten içerir, kaempferol, ferulik asit, sinnamik asit, kaffeik asit içerir. Bu antioksidanlar vücudu serbest radikallerle karşı korur, kanser ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A, C, B vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, fosfor, fosfat ve demirden zengin olan karnabahar kış aylarında bol bol yememiz gereken önemli bir sebze.</p>
<p>Antioksidanlardan zengindir<br />
C vitamini ve mangandan zengindir, bu nedenle oldukça güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir.Ayrıca beta-karoten içerir, kaempferol, ferulik asit, sinnamik asit, kaffeik asit içerir. Bu antioksidanlar vücudu serbest radikallerle karşı korur, kanser ve kardiyovasküler hastalıkların oluşumunu önler.</p>
<p>Enflamasyon gidericidir<br />
Karnabahar yüksek oranda K vitamini, sülfür,glukoraphanin ve omega-3 içermektedir, bu özelliğiyle varolan enflamasyonu gidericidir. Düzenli olarak karnabahar tüketenlerde artrit, ülseratif kolit, şeker hastalığı, inflamatuvar barsak hastalıkları daha az görülmektedir.</p>
<p>Kardiyovasküler hastalıklardan korur<br />
Antioksidan ve anti enflamatuar etkisinin yanı sıra karnabahar kardiyovasküler hastalıklardan da korumaktadır bunu damar tıkanıklığını önlemesinden, K vitamini ve omega-3’den zengin olmasından kaynaklı olduğu bilinmektedir. Diyetisyen Özlem Sert Aydın</p>
<p>Lif içeriği yüksektir<br />
1 porsiyon karnabaharda ortalama 3,5 g. lif bulunmaktadır. Lif tüketimi sağlıklı bir sindirim sistemi için elzemdir.</p>
<p>Helikobaktere karşı korur<br />
Karnabaharda bulunan glukoraphanin adlı madde mide yüzey alanını koruyucu etkiye sahiptir. Helikobakter, ülser ve mide kanserine karşı koruyucudur.</p>
<p>Sinir sistemi için faydalıdır<br />
Karnabahar içerisinde B1, B2, B3, B5,B6,B9 vitaminleri bulunmaktadır. Sinir sistemini onaran, metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlayan, enerji üretiminde yardımcı etkisi bulunmaktadır.</p>
<p>Meme kanserinden korur<br />
Karnabahar indol-3 adlı bir madde içerir ve indol-3 anti-kanserojen bir maddedir, özellikle meme kanserine karşı korumaktadır.</p>
<p>Vücutta detoks etkisi görür<br />
Düzenli tüketimi barsakların çalışmasını ve idrar atımını sağlayarak vücudu toksik maddelerden temizler, detoks etkisi görür.</p>
<p>Tansiyonu dengeler<br />
Potasyumdan zengin olan karnabahar tansiyonu da dengeleyici özelliğe sahiptir.</p>
<p>Diyetisyen Özlem Sert Aydın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/karnabahar-en-faydali-kis-sebzesi.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk havalarda yüz felci riskine dikkat</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/soguk-havalarda-yuz-felci-riskine-dikkat.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/soguk-havalarda-yuz-felci-riskine-dikkat.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 11:26:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8640</guid>
		<description><![CDATA[
BEYİN, Sinir ve Omurilik Hastalıkları Uzmanı Dr. Reşat Erek, soğuk havalarda yüz felci riskine dikkat çekerek, kışın aşırı rüzgarlı ve sert havalarda mümkün olduğu kadar insanların yüzlerini kapatması gerektiği uyarısında bulundu. Soğuk havada önlem alınması gerektiğini anlatan Erek, yüz felci oluşumu ve belirtilerini şöyle anlattı: “Soğukta insanlarda mikrobik sebeplerle üst solunumu yollarında bir enfeksiyon oluşur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/soguk.jpeg" alt="soguk" title="soguk" width="264" height="191" class="aligncenter size-full wp-image-8641" /></p>
<p>BEYİN, Sinir ve Omurilik Hastalıkları Uzmanı Dr. Reşat Erek, soğuk havalarda yüz felci riskine dikkat çekerek, kışın aşırı rüzgarlı ve sert havalarda mümkün olduğu kadar insanların yüzlerini kapatması gerektiği uyarısında bulundu. Soğuk havada önlem alınması gerektiğini anlatan Erek, yüz felci oluşumu ve belirtilerini şöyle anlattı: “Soğukta insanlarda mikrobik sebeplerle üst solunumu yollarında bir enfeksiyon oluşur. Yani bronşit gibi, bademcik iltihabı gibi tablolar yaşanabilir. Burada zaman zaman mikroplar, kişinin beyin sapında yüz felcini oluşturan siniri etkileyebilir. Sinir etkilendiği zaman da hasta birkaç gün sonra yüz felci ile karşımıza çıkıyor. Hastanın sağ ya da sol tarafında yüz felci gelişiyorsa, o tarafında önce kulağında bir ağrı olur, onu takip eden 2-3 gün içinde o taraftaki gözünü kapatamamaya başlar, aynı tarafta yüzde uyuşukluk olur. Dilde zayıflık, tat bozukluğu ve yüzde his kaybı olur. “ Yüz felcinin geçici veya kalıcılığının beyin sapındaki sinirin hangi seviyede etkilendiğine bağlı olduğunu ifade eden Erek, yüz felcinin oluşmaması için soğuk havalara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/soguk-havalarda-yuz-felci-riskine-dikkat.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ameliyattan önce beslenme çok önemli</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/ameliyattan-once-beslenme-cok-onemli.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/ameliyattan-once-beslenme-cok-onemli.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 09:49:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8637</guid>
		<description><![CDATA[
Ameliyattan önce proteinsiz diyet uygulamanın kalp krizi ya da beyin kanaması gibi ciddi komplikasyon riskini azaltabileceği belirlendi.
ABD&#8217;deki Harvard Üniversitesi&#8217;nden bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı araştırma, ameliyattan haftalar önceki beslenme şeklinin ameliyatın vücutta neden olduğu strese verdiği cevabı etkilediğini gösterdi.
Araştırmacılar fareleri iki gruba ayırdı. İlk gruptaki fareler normal şekilde beslenirken, ikinci gruptakilere iki hafta boyunca protein [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/images5.jpeg" alt="images5" title="images5" width="236" height="176" class="aligncenter size-full wp-image-8638" /></p>
<p>Ameliyattan önce proteinsiz diyet uygulamanın kalp krizi ya da beyin kanaması gibi ciddi komplikasyon riskini azaltabileceği belirlendi.</p>
<p>ABD&#8217;deki Harvard Üniversitesi&#8217;nden bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı araştırma, ameliyattan haftalar önceki beslenme şeklinin ameliyatın vücutta neden olduğu strese verdiği cevabı etkilediğini gösterdi.</p>
<p>Araştırmacılar fareleri iki gruba ayırdı. İlk gruptaki fareler normal şekilde beslenirken, ikinci gruptakilere iki hafta boyunca protein verilmedi.<br />
Karaciğer ve böbreklere zarar verebilecek ameliyattan sonra protein almayan farelerin hayatta kaldığı, normal şekilde beslenenlerin yüzde 40&#8242;ının ise ölümcül komplikasyonlara maruz kaldığı görüldü.</p>
<p>&#8220;Science Translational Medicine&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmada, protein almamanın fareleri iskemi (dokulara kan sağlayan damarların, bir pıhtı veya mekanik etkenle tıkanması sonucu doku beslenmesinin bozulması) riskine karşı koruduğu sonucuna varılarak, bu durumun da özellikle kalp-damar cerrahisinde muhtemel komplikasyonları önlemede göz ardı edilemeyeceği vurgulandı.</p>
<p>Daha önce hayvanlar üzerinde yapılan araştırmaların diyetin vücudun stresle mücadelesine ve sağlıklı kalmaya yardımcı olabileceğini gösterdiğinin belirtildiği araştırmaya imza atanlardan James Mitchell, &#8220;ameliyatın, doğası gereği, vücut için travmatik olduğunu, beslenme şeklindeki değişikliklerle vücudun ameliyat gibi akut strese hazır hale getirilebileceğini&#8221; ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/ameliyattan-once-beslenme-cok-onemli.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nefes darlığı birçok hastalığın habercisi</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/nefes-darligi-bircok-hastaligin-habercisi.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/nefes-darligi-bircok-hastaligin-habercisi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 09:16:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8634</guid>
		<description><![CDATA[
Tek başına bir hastalık olarak kabul edilmeyen nefes darlığı birçok hastalığın habercisi olması açısından önem taşıyor.
Belirtilerine göre işaret ettiği hastalıklar farklılaşan nefes darlığı, kişiyi gece erken saatte uykudan uyandırıyorsa kalp yetmezliğini, sabaha karşı uyandırıyorsa astımı gösterebiliyor.
Herhangi bir neden olmadan hızlı soluk alıp vermeye başlamak, nefes darlığının ilk belirtisi olabiliyor. Kişinin hızlı nefes alıp verdiğini fark [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/nefes.jpg" alt="nefes" title="nefes" width="250" height="150" class="aligncenter size-full wp-image-8635" /></p>
<p>Tek başına bir hastalık olarak kabul edilmeyen nefes darlığı birçok hastalığın habercisi olması açısından önem taşıyor.</p>
<p>Belirtilerine göre işaret ettiği hastalıklar farklılaşan nefes darlığı, kişiyi gece erken saatte uykudan uyandırıyorsa kalp yetmezliğini, sabaha karşı uyandırıyorsa astımı gösterebiliyor.</p>
<p>Herhangi bir neden olmadan hızlı soluk alıp vermeye başlamak, nefes darlığının ilk belirtisi olabiliyor. Kişinin hızlı nefes alıp verdiğini fark ettiğinde hekime başvurması gerekiyor.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, nefes darlığını “ağır egzersiz dışında fark edilmeyen nefes alıp verme eyleminin fark edilir hale gelmesi’ olarak tanımlıyor. Hastaların, bu durumu “nefesim yetmiyor, ciğerlerimi dolduramıyorum, nefesimi sonuna kadar alamıyorum ya da veremiyorum, göğsümde bir sıkışma ya da ağırlık hissediyorum” diyerek farklı biçimlerde tanımlayabildiğini de söyleyen Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, şu bilgileri veriyor: “Nefes darlığı çeşitli şekillerde ortaya çıkabiliyor. Efor sarf ederken, istirahat ederken ve gece uykudan uyandırarak…Nefes darlığı gece düz yattığınızda uyandırıyor ve yüksek yastıkta yatmayı gerektiriyorsa daha çok kalp yetmezliğini; sabaha karşı göğüste hırıltı ya da hışırtı ile uyandırıyorsa astımı düşündürüyor.”</p>
<p>Özellikle spor aktivitesi sonrasında nefes sayısında artış yaşanmasının normal olduğunu belirten Doç. Dr. Tahaoğlu, “Sağlıklı bireyler istirahat sırasında, ev işleri ya da sportif aktivite yaparken nefes darlığı yaşamıyorlar. Aşırı spordan sonra nefes alıp vermede artış normal kabul ediliyor. Nefes darlığı, bireyin soluk alıp vermesini fark ettiği an ortaya çıkıyor” diye konuşuyor.</p>
<p>NEFES DARLIĞININ ÖNE ÇIKTIĞI HASTALIKLARIN BAŞINDA KOAH VAR</p>
<p>Doç. Dr. Kemal Tahaoğlu, uzun zamandır devam eden, süreklilik gösteren tıkayıcı akciğer hastalığı anlamına gelen KOAH’ın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) nefes darlığının öne çıktığı hastalıkların başında geldiğini belirterek; ”Sigarayla doğrudan ilişkili olan KOAH toplumda çok yaygın, ancak 10 hastadan 9’u bunun farkında değil. Tedavinin gecikmesi, gerekli önlemlerin alınamaması halinde hastalık ilerliyor ve hastalar oksijen desteğine bağımlı hale gelebiliyor” diyor.</p>
<p>NEDENE GÖRE TEDAVİ YAPILIYOR</p>
<p>Doç. Dr. Tahaoğlu’nun verdiği bilgiye göre, nefes darlığı tanısı koyarken hastanın hikayesi ve bu sorunu nasıl yaşadığını anlatması çok önem taşıyor. Hasta öyküsü alındıktan sonra da tanı koymada bazı testlerden yararlanılıyor. Hekime objektif bilgi veren test sonuçlarına göre belirtilerin nedenleri bulunuyor ve hasta tedavi ediliyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/nefes-darligi-bircok-hastaligin-habercisi.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>En önemlisi yağların miktarı</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/en-onemlisi-yaglarin-miktari.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/en-onemlisi-yaglarin-miktari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 09:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8631</guid>
		<description><![CDATA[
Ayça Kaya zeytinyağı ve diğer tüm yağlar ile ilgili olarak şunları söylüyor; &#8220;Dünya üzerindeki en yüksek kalorili yiyecekler yağlardır. Bu sebeple kızartma ve yağlı yiyecekler sık tüketildiğinde, kilo artışına, obeziteye neden olur.  Obezite ise,  organ çevresinde yağlanmaya sebep verir.  Başta pankreas, karaciğer ve kalpte yağlanma oluşur.  Pankreas, horman dengesi bozulur, şeker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/yag.jpg" alt="yag" title="yag" width="250" height="150" class="aligncenter size-full wp-image-8632" /></p>
<p>Ayça Kaya zeytinyağı ve diğer tüm yağlar ile ilgili olarak şunları söylüyor; &#8220;Dünya üzerindeki en yüksek kalorili yiyecekler yağlardır. Bu sebeple kızartma ve yağlı yiyecekler sık tüketildiğinde, kilo artışına, obeziteye neden olur.  Obezite ise,  organ çevresinde yağlanmaya sebep verir.  Başta pankreas, karaciğer ve kalpte yağlanma oluşur.  Pankreas, horman dengesi bozulur, şeker hastalığına yol açar.  Sonuçta zeytinyağ ve ayçiçek yağı iyi karakterli yağlar olmasına rağmen yüksek miktarda tüketildiğinde zararlıdır.  Bu nedenle tek bir araştırmaya bakarak kızartmalara sağlıklı demek ve kızartma sağlıklıdır fikrini savunmak doğru değildir. Zeytinyağ yüksek ısıda yararlı özelliğini kaybeder.  O nedenle zeyinyağını hiç ısıtmadan kullanmak en sağlıklı olan seçim .  Normal yemek pişirirken bile yağı,yemek piştikten sonra eklemeyi öneriyorum.&#8221;</p>
<p>DIŞARIDA KIZARTMA YEMEYİN</p>
<p>Ayrıca, piyasada kızartma için kullanılan yağlar birden fazla kullanıldığından transyağa dönüşür. Transyağlar sağlığa zararlıdır.  Dışarıda özellikle kızartma yemekten kaçınmak lazım. </p>
<p>1 gram yağ 9 kilokalori ihtiva ederken, 1 gram protein ve karbonhidrat 4 kilokalori ihtiva eder.  Yağların kalorisi yüksektir ama aynı zamanda vücudumuz için hayati öneme sahiptir. Örneğin yediğimiz yiyeceklerin içindeki bazı vitaminler, yağlar sayesinde vücudumuzda kullanılabilir hale gelir. Hücre zarlarımızın yapıtaşlarını oluştururlar. Deri sağlığımız, saç sağlığımız, beynimiz, bağışıklık sistemi hücrelerimiz için gereklidir.</p>
<p>Vücudumuz için bu kadar önemli olan bu madde fazla alınırsa başta şişmanlığa neden olur. Bununla birlikte kan yağlarımızı yükselterek damar tıkanıklığı, karaciğer yağlanması ve çeşitli kalp hastalıklarına direkt zemin hazırlar. Günlük yediğimiz besinlerin %55-60’ını karbonhidratlar, %15-20’sini proteinler, %25-30’unu da yağlar oluşturduğunda bunu sağlıklı beslenme olarak kabul edebiliriz.</p>
<p>Yağları temel olarak üç grupta toplarız. Birincisi tam doymuş yağlar dediğimiz grup hayvansal yağları içerir. Tereyağı, kaymak, krema, etler, şarküteri ve margarinlerdir. İkincisi tekli doymamış yağlar olan zeytinyağı, fındık yağı ve kanola yağıdır. Üçüncü grup ise çoklu doymamış yağlar olan ayçiçeği yağı, mısırözü yağı ve soya yağıdır. Bu üç yağ gurubunun da enerjisi aynıdır. Yani tereyağı daha yüksek kalorili, zeytinyağı daha az kalorili bir yağ değildir. Bazen yemeklerimizi yaparken tereyağı koymayıp zeytinyağı koyduk diye onun kalorisi daha az zannedip miktarını gönül rahatlığı ile bol bol koyabiliriz. Bütün yağların enerjisinin aynı olduğunu unutmamak gerekir. O nedenle zeytinyağını da dikkatli kullanmakta fayda var. </p>
<p>İnsan vücudunun aslında üç yağ gurubuna da ihtiyacı vardır. Günlük yaşamda et yediğimiz için tam doymuş yağ asitlerini vücudumuza almak için hayvansal yağlardan kullanmamıza gerek yoktur. Eğer bir gün içinde bir öğünü dışarıda yiyorsanız evde sadece zeytinyağı veya fındık yağı kullanabilirsiniz. Ama genelde evde yiyorsanız tekli ve çoklu doymamış yağları karışım olarak kullanabilirsiniz.</p>
<p>Eğer kilo probleminiz varsa günlük yağ tüketiminize özen göstermeniz gerekir. Çünkü yağlar yiyeceklerin miktarını değiştirmeden kalorisini çok yükseltirler. Örneğin bir salata yiyorsunuz diyelim. Eğer bu etli soslu bir salata ise ve siz bu salata daha lezzetli olsun diye biraz daha yağ koyarsanız, ceviz badem gibi yağlı tohumlar eklerseniz normale göre iki-üç kat daha fazla kalori alırsınız. Salata yediğinizi düşünürsünüz ama aldığınız kalori hamburger ve patates kızartmasının kalorisine eşdeğer olur. Su içsem yarıyor, metabolizmam hiç çalışmıyor diye düşünüp karamsarlığa kapılabilirsiniz. O nedenle yağlar konusunda dikkatli olmak gerekir. Hiç kızartma yemiyor olabilirsiniz, ekmeğinizin üzerine hiç yağ sürmüyor olabilirsiniz ama hiç farkında olmadan gizli yağ oranı yüksek bir yiyecek yiyor olabilirsiniz.</p>
<p>Yağlar içine girdikleri yiyecekleri yumuşatırlar ve gevrekleştirirler. Örneğin hazır yediğiniz poğaçalar, açmalar, kremalı pastalar, soslu yiyecekler, kıymadan yapılmış etlerin yağ oranı yüksektir, dolayısı ile kalorisi yüksektir. Kilo probleminiz varsa gizli yağlara karşı dikkatli olmalısınız</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/en-onemlisi-yaglarin-miktari.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz ilaçtan ölenlerin sayısı 100&#8242;ü geçti</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/ucretsiz-ilactan-olenlerin-sayisi-100u-gecti.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/ucretsiz-ilactan-olenlerin-sayisi-100u-gecti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 09:11:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8628</guid>
		<description><![CDATA[
Pakistan&#8217;ın doğusundaki Lahor kentinde kalp hastalarına ücretsiz dağıtılan ilaçtan ölenlerin sayısı 100&#8242;ü geçti.
Pencap Eyaleti Başbakanı Şehbaz Şerif gazetecilere yaptığı açıklamada, Pencap Kardiyoloji Enstitüsünde kalp tedavisi gören hastalara uygulanan yanlış ilaç sonucu ölenlerin sayısının 100&#8242;ü geçtiğini söyledi.
Şerif, son bir ay içinde Lahor çevresinde devletin ücretsiz verdiği kalp ilacı kullanan yüzlerce kişinin de hastanelerde tedavi altında olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/ilac.jpg" alt="ilac" title="ilac" width="250" height="150" class="aligncenter size-full wp-image-8629" /></p>
<p>Pakistan&#8217;ın doğusundaki Lahor kentinde kalp hastalarına ücretsiz dağıtılan ilaçtan ölenlerin sayısı 100&#8242;ü geçti.</p>
<p>Pencap Eyaleti Başbakanı Şehbaz Şerif gazetecilere yaptığı açıklamada, Pencap Kardiyoloji Enstitüsünde kalp tedavisi gören hastalara uygulanan yanlış ilaç sonucu ölenlerin sayısının 100&#8242;ü geçtiğini söyledi.</p>
<p>Şerif, son bir ay içinde Lahor çevresinde devletin ücretsiz verdiği kalp ilacı kullanan yüzlerce kişinin de hastanelerde tedavi altında olduğu belirterek, hastanelere ilaçları sağlayan üç firmanın sahibinin tutuklandığı bildirdi.</p>
<p>Ülkede son yılların en büyük sağlık skandalını soruşturan heyetin başkanı Dr. Cavit Akram, ilaçtaki hatalı etken maddenin kemik iliği ve kandaki beyaz hücrelerin azalmasına sebep olması nedeniyle ölümlerin meydana geldiğini açıklayarak, evlerinde ölüme neden olan ilaç bulunduranların bunları kullanmamasını istedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/ucretsiz-ilactan-olenlerin-sayisi-100u-gecti.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrekte Taş oluşumunu önlemek</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/bobrekte-tas-olusumunu-onlemek.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/bobrekte-tas-olusumunu-onlemek.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 07:17:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8625</guid>
		<description><![CDATA[
Böbrek taşı idrar içerisinde bulunan maddelerden oluşan ve çözülemeyen kristal yapısında maddedir. Büyüklükleri değişebilir, varlığı sancı yapar ve enfeksiyonu tetikler.
Nedenlerine baktığımızda;
*Böbrek hastalıkları
*Kalsiyum tuzlarının idrarla fazla atılması
*Kan kalsiyum seviyesinin yüksek olması
*Genetik faktörler
*Gut hastalığı
*Mide ve barsak hastalıkları
*Fazla miktarda et tüketimi
*Fazla miktarda rafine karbonhidrat tüketimi
*Yeteri kadar su içmemek
*Çok tuzlu beslenmek
*Liften yetersiz beslenmek
Taş oluşumunu önlemek için;
*Her öğünde bol lifli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/bobrek.jpg" alt="bobrek" title="bobrek" width="185" height="133" class="aligncenter size-full wp-image-8626" /></p>
<p>Böbrek taşı idrar içerisinde bulunan maddelerden oluşan ve çözülemeyen kristal yapısında maddedir. Büyüklükleri değişebilir, varlığı sancı yapar ve enfeksiyonu tetikler.</p>
<p>Nedenlerine baktığımızda;<br />
*Böbrek hastalıkları<br />
*Kalsiyum tuzlarının idrarla fazla atılması<br />
*Kan kalsiyum seviyesinin yüksek olması<br />
*Genetik faktörler<br />
*Gut hastalığı<br />
*Mide ve barsak hastalıkları<br />
*Fazla miktarda et tüketimi<br />
*Fazla miktarda rafine karbonhidrat tüketimi<br />
*Yeteri kadar su içmemek<br />
*Çok tuzlu beslenmek<br />
*Liften yetersiz beslenmek</p>
<p>Taş oluşumunu önlemek için;</p>
<p>*Her öğünde bol lifli beslenin.</p>
<p>*Tükettiğiniz protein miktarını azaltın</p>
<p>*Şeker ve şekerli yiyeceklerden kaçının, glisemik indeksi yüksek meyvelerden de uzak durmakta fayda var. Diyetisyen Özlem Sert Aydın</p>
<p>*Günde 2 bardaktan çok süt tüketmeyin.</p>
<p>*En az 2,5 lt su için.</p>
<p>*Alkol tüketiyorsanız azaltmaya çalışın.</p>
<p>*Yemeklerinizi az tuzlu tüketin, turşu, sucuk, pastırma, salamura yiyeceklerden uzak durun.</p>
<p>*Fast food tazı yiyeceklerden, kızartmalardan, hamur işlerininden uzak durmaya çalışın.</p>
<p>*Eğer idrarda oksalat seviyeniz yüksekse çikolata, siyah çay, kahve, pancar, ıspanak, semizotu, taze fasulye ve yer fıstığı, badem, fındık tüketmekten kaçının.</p>
<p>*Asitli içecek tüketiminizi azaltın.</p>
<p>*Kilo probleminiz varsa zayıflayın.</p>
<p>Diyetisyen Özlem Sert Aydın<br />
www.ozlemsert.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/bobrekte-tas-olusumunu-onlemek.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>H1N1 domuz gribi geri döndü</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/h1n1-domuz-gribi-geri-dondu.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/h1n1-domuz-gribi-geri-dondu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 11:01:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8622</guid>
		<description><![CDATA[
Dünyada korku yaratan H1N1 domuz gribi geri döndü, üstelik bu sefer daha tehlikeli bir biçimde. 2009 ile 2010 arasında 17 bin kişinin ölümüne neden olan H1N1 virüsünden sonra H3N2v virüsünün yayılmaya ve insanlara zarar vermeye başladığı açıklandı. ABD’de ilk belirlemelere göre Iowa, Indiana, Maine, Pennsylvania ve West Virginia’da 12 kişiye H3N2v teşhisi kondu. İnsandan insana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/icerik1.jpeg" alt="icerik1" title="icerik1" width="259" height="194" class="aligncenter size-full wp-image-8623" /></p>
<p>Dünyada korku yaratan H1N1 domuz gribi geri döndü, üstelik bu sefer daha tehlikeli bir biçimde. 2009 ile 2010 arasında 17 bin kişinin ölümüne neden olan H1N1 virüsünden sonra H3N2v virüsünün yayılmaya ve insanlara zarar vermeye başladığı açıklandı. ABD’de ilk belirlemelere göre Iowa, Indiana, Maine, Pennsylvania ve West Virginia’da 12 kişiye H3N2v teşhisi kondu. İnsandan insana geçme olasılığı bulunduğu belirtilirken ABD Hastalık Kontrol Merkezi yetkilileri “Şimdilik elimizdeki veriler çok az. Ve coğrafik olarak da çok geniş. Bu durumlar kesin birşey söylememizi engelliyor” dedi. Uzmanlar, salgın uyarısı yapmak için henüz çok erken olduğunu belirtirken Hastalık Kontrol Merkezi “Şimdiki aşılar virüsü durdurmak için çok az etki gösterecek” dedi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/h1n1-domuz-gribi-geri-dondu.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı hayatın sırrı haftada 3 kez spor</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/saglikli-hayatin-sirri-haftada-3-kez-spor.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/saglikli-hayatin-sirri-haftada-3-kez-spor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 08:20:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[100 kalori nasıl harcanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8618</guid>
		<description><![CDATA[
Zayıflama programlarında temel iki yaklaşım kalori kısıtlanması ve fiziksel aktivitedir. Çalışmalara göre diyet ve egzersiz birlikte uygulandığında daha fazla kilo kaybı olmaktadır. Egzersiz haftada en az 3 kez, en az 30 dakika yapılmalıdır. Egzersiz yoğunluğu ve süresi yavaş yavaş artırılmalıdır. Egzersizin yararları şöyle özetlenebilir:
Damar tıkanıklığı, felç, şeker hastalığı, kanser, kemik erimesi, hipertansiyon, depresyon ve kalp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/spor.jpg" alt="spor" title="spor" width="230" height="175" class="aligncenter size-full wp-image-8619" /><br />
Zayıflama programlarında temel iki yaklaşım kalori kısıtlanması ve fiziksel aktivitedir. Çalışmalara göre diyet ve egzersiz birlikte uygulandığında daha fazla kilo kaybı olmaktadır. Egzersiz haftada en az 3 kez, en az 30 dakika yapılmalıdır. Egzersiz yoğunluğu ve süresi yavaş yavaş artırılmalıdır. Egzersizin yararları şöyle özetlenebilir:</p>
<p>Damar tıkanıklığı, felç, şeker hastalığı, kanser, kemik erimesi, hipertansiyon, depresyon ve kalp krizi gibi birçok hastalığı önleyici etkisi bulunmaktadır.<br />
Psikolojik olarak kişinin iş ve özel hayatındaki durumunu iyileştirir.<br />
Yağsız vücut kitlesini korur, yağ kitlesini azaltır.<br />
Karbonhidrat oranı yüksek olan tatlı, çikolata, hamur işlerine karşı isteği azaltır.<br />
İnsanı daha enerjik ve sağlıklı yapar, vücudun denge koordinasyonunu sağlar.<br />
Hücreleri hormonlara karşı duyarlı yapar.<br />
Uyku düzenini olumlu yönde etkiler.<br />
Yaşlanmayı geciktirir, bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
Spor yapan erkeklerde prostat kanseri nadir görülür.<br />
Osteoporozu durdurur.<br />
Düzenli fiziksel aktiviteye genç yaşta başlamak, kilo kontrolünün yanı sıra kronik hastalıklara yakalanma riskini de azaltır.</p>
<p>Nasıl 100 kalori harcarsınız?<br />
Yürüme (saatte 3,5 km) 40 dakika<br />
Tenis 15 dakika<br />
Yüzme (saatte 2 km) 20 dakika<br />
Bisiklet (saatte 15 km) 20 dakika<br />
Bahçe işi 20 dakika</p>
<p>Kepekli ekmek<br />
Yüksek posa içerdiğinden tok tutar ve tükürük salgısını artırdığı için fazla yeme isteğini önler. Bağırsaklardaki hareketi artırır. Kabızlığı engeller, kan yağlarını dengeler. Mide ve bağırsak kanserini önlemeye yardım eder. Vitamin ve mineral bakımından çok zengindir fakat sürekli kepekli ekmeği yemek, besinlerden demir emilimine engel olarak kansızlık sorunu yaratabilir. Ürik asidi yüksek olanlar da kepekli ürünler tüketmemelidir. Kepekli gıdaları yedikten sonra üstüne su içmek tokluk hissini artırır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/saglikli-hayatin-sirri-haftada-3-kez-spor.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>1 kg. eritmek için 125 km koşmalı</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/1-kg-eritmek-icin-125-km-kosmali.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/1-kg-eritmek-icin-125-km-kosmali.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 08:18:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8615</guid>
		<description><![CDATA[
Vücut yağlarının kolay kolay erimediği tecrübeyle sabit! Bu rakamlar moralinizi bozabilir ama yemek yerken de aşırıya kaçmanızı önleyebilir!
Hepimiz üç-beş hareket yapıp, biraz da boğazımızdan kıstığımızda zayıflayacağız sanırız. Ama diyet vakti geldiğinde hiç de öyle olmadığını birebir yaşarız. Uzmanlar da işi rakamlara dökerek, gerçeği görmemizi sağlıyor. Birazdan okuyacağınız rakamlar sizi şaşırtabilir. Daha önce duymuş da olabilirsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/kos.jpg" alt="kos" title="kos" width="142" height="185" class="aligncenter size-full wp-image-8616" /></p>
<p>Vücut yağlarının kolay kolay erimediği tecrübeyle sabit! Bu rakamlar moralinizi bozabilir ama yemek yerken de aşırıya kaçmanızı önleyebilir!</p>
<p>Hepimiz üç-beş hareket yapıp, biraz da boğazımızdan kıstığımızda zayıflayacağız sanırız. Ama diyet vakti geldiğinde hiç de öyle olmadığını birebir yaşarız. Uzmanlar da işi rakamlara dökerek, gerçeği görmemizi sağlıyor. Birazdan okuyacağınız rakamlar sizi şaşırtabilir. Daha önce duymuş da olabilirsiniz. Olsun. Duymayanlar duysun, unutanlar hatırlasın&#8230; Kilo vermek gerçekten zor, ama bu sizi kilo verme konusunda yıldırmasın. Dileriz yemek yeme konusunda yılarsınız da, önümüzdeki yaz aylarına dilediğiniz kiloda girersiniz.</p>
<p>Gelelim o sihirli rakamlara; başlıkta da söyledğimiz gibi, 1 kilogram vücut yağının erimesi için 43 saat voleybol oynamak, 13.4 saat ip atlamak ya da 125 kilometre koşmak gerekiyor. Tabii bunu bu hareketleri yapasınız da hastanelik olasınız diye söylemiyor uzmanlar. Beslenmenize dikkat edip, doğru ve düzenli egzersizlerle fazlalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.</p>
<p>Devam edelim: Ortalama bir kişinin 1 kilogram vücut yağını eritebilmesi için 20,5 saat tenis, 16.1 saat basketbol oynaması, 5,1 saat güreş yapması ve 17,2 saat yüzmesi gerekiyor.<br />
Hadi biraz sabır, biraz gayret! Yaza az kaldı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/1-kg-eritmek-icin-125-km-kosmali.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalıktan kurtulmak için portakal suyu</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/hastaliktan-kurtulmak-icin-portakal-suyu.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/hastaliktan-kurtulmak-icin-portakal-suyu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 10:38:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çeşitli Öneriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8612</guid>
		<description><![CDATA[
Kış ayları sürerken, soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında da artış görülüyor. Hastalıktan korunmak için uzmanlar içeriğinde bol miktarda C vitamini olan portakal suyunun içilmesini öneriyor.
Havaların soğumasıyla birlikte vücut direnci azalan kişilerde gribal enfeksiyonlarda önemli bir artış gözleniyor. Uzmanlar, soğuk kış günlerinde vücudun direncini artırmak için içeriğinde bol miktarda vitamin olan meyve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/images4.jpeg" alt="images4" title="images4" width="194" height="164" class="aligncenter size-full wp-image-8613" /></p>
<p>Kış ayları sürerken, soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında da artış görülüyor. Hastalıktan korunmak için uzmanlar içeriğinde bol miktarda C vitamini olan portakal suyunun içilmesini öneriyor.</p>
<p>Havaların soğumasıyla birlikte vücut direnci azalan kişilerde gribal enfeksiyonlarda önemli bir artış gözleniyor. Uzmanlar, soğuk kış günlerinde vücudun direncini artırmak için içeriğinde bol miktarda vitamin olan meyve sularının tüketilmesini öneriyor. Özellikle C vitamininin bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ifade eden uzmanlar portakal suyunun sofralardan eksik edilmemesini tavsiye ediyor.<br />
Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, vücutta yapımı mümkün olmayan ve dışarıdan alınan besinlerle vücuda giren C vitamininin azalmasıyla özellikle gribal hastalıklara davetiye çıkarıldığını belirtti. Soğuklarla birlikte azalan enerjinin ve sürekli yorgunluk yaratan etkenlerin ortadan kaldırılması için C vitamini içeren ürünlerin tüketilmesi gerektiğini vurgulayan İnanç, portakal suyunun bolca tüketilmesi halinde kişinin hastalıktan korunacağını söyledi.</p>
<p>Yetişkin bir insanın günlük ortalama 60 mg civarında C vitaminine ihtiyacı olmakla birlikte, bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacını karşılamaya yetiyor. Ayrıca portakal suyunda bulunan flavonoidlerin kanser hücrelerinin gelişimini engellediği, kılcal damarları beslediği, antialerjik ve antimikrobik olduğu biliniyor. Portakalda bulunan flavonoidlerin bir türü olan naringin ise vücuda alınan gıdaların yağ yakımını sağlıyor. Portakalda bulunan petkin ise bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine kan şekerinin düzenlenmesine ve kolesterolün düşürülmesine yardımcı oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/hastaliktan-kurtulmak-icin-portakal-suyu.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker ve tuz stresin dostu</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/seker-ve-tuz-stresin-dostu.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/seker-ve-tuz-stresin-dostu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 10:36:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8609</guid>
		<description><![CDATA[
Stresten çoğu zaman kaçınılamaz. Ancak beslenmeniz başta olmak üzere stresin hayatınızdaki etkisini azaltmanın yolları tabii ki var. Çoğumuz bazı yiyeceklerin beynimize verimlilik, duygu-durum ve zihinsel enerji açısından sert etkileri olduğunu fark ederiz. Örneğin çok fazla çikolata, şeker ve kafeinin etkileri önce iyi hissettirse de saatler sonra sizi üzebilir. Çok miktarda tuzlu cips için de aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/stress.jpeg" alt="stress" title="stress" width="225" height="225" class="aligncenter size-full wp-image-8610" /></p>
<p>Stresten çoğu zaman kaçınılamaz. Ancak beslenmeniz başta olmak üzere stresin hayatınızdaki etkisini azaltmanın yolları tabii ki var. Çoğumuz bazı yiyeceklerin beynimize verimlilik, duygu-durum ve zihinsel enerji açısından sert etkileri olduğunu fark ederiz. Örneğin çok fazla çikolata, şeker ve kafeinin etkileri önce iyi hissettirse de saatler sonra sizi üzebilir. Çok miktarda tuzlu cips için de aynı şey geçerli. İlk başta harika bir stres- savar gibidir ama daha sonra  vücudu ve beyni susuz bırakarak yorgunluk hissettirir, baş ağrısı bile yapabilir.</p>
<p>‘Destekleyici gıdalar’ alın<br />
Bir araştırmanın sonucunda  insanların stresini daha da kötü hale getiren ya da stresle başa çıkmaya yardımcı olan yiyecekler belirlendi. Katılımcıların yüzde 90’ı beslenmelerinde kendi yaptıkları değişikliklerin ruh sağlıklarını düzelttiğini bildirdi. Katılımcılar; şeker (yüzde 80), kafein (yüzde 79), alkol (yüzde 55) ve çikolata (yüzde 53) gibi ‘stresör yiyecekler’i azaltmanın veya bunlardan kaçınmanın ruh sağlıklarına olumlu etkisi olduğunu belirtti. Aynı şekilde su (yüzde 80), sebze (yüzde 78), meyve (yüzde 72) ve yağlı balık (yüzde 52) gibi ‘destekleyici yiyecek’lerin de kendilerine iyi geldiğini ifade etti.</p>
<p>Anket ayrıca sağlıklı beslenmede özellikle yardımcı olan bazı beslenme stratejilerini de ortaya çıkardı. Kortisol gibi stres hormonlarının vücudu vitaminlerden  mahrum bıraktığını biliyoruz.  Anksiyete nedeniyle sinir sistemimiz fazla çalıştığında B vitaminine özel olarak ihtiyacımız oluyor.  B vitaminleri ayrıca vücut için yiyeceği enerjiye dönüştürmekte de kullanılıyor. Vitaminler, kasların gerilmesi ve kan basıncının yükselmesi gibi stres tepkileri için de gerekli. Stresli zamanlarda alınan kaloriler, besleyici yiyeceklerden gelmezse vücut için durum daha da zorlaşıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/seker-ve-tuz-stresin-dostu.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Omega-3 nedir</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/omega-3-nedir.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/omega-3-nedir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 10:28:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[Omega-3 hangi besinlerde bulun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8607</guid>
		<description><![CDATA[
Omega-3 nedir?
Omega-3 vücudumuz tarafından yapılamayan ve dışarıdan yiyeceklerle alınması gereken doymamış yağ asitlerinden biridir ve kendi içerisinde de EPA ve DHA olarak ikiye ayrılmaktadır.
Omega-3 hangi besinlerde bulunmaktadır?
Omega-3, bir diğer ismiyle alfa linolenik asit, yağlı balıklarda, ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır.
Omega-3 yağ asitlerini hangi yaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/images3.jpeg" alt="images3" title="images3" width="225" height="225" class="aligncenter size-full wp-image-8606" /></p>
<p>Omega-3 nedir?<br />
Omega-3 vücudumuz tarafından yapılamayan ve dışarıdan yiyeceklerle alınması gereken doymamış yağ asitlerinden biridir ve kendi içerisinde de EPA ve DHA olarak ikiye ayrılmaktadır.</p>
<p>Omega-3 hangi besinlerde bulunmaktadır?<br />
Omega-3, bir diğer ismiyle alfa linolenik asit, yağlı balıklarda, ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır.</p>
<p>Omega-3 yağ asitlerini hangi yaş grubu almalıdır?<br />
Vücudumuzun omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnında iken başlar, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılıkta da ihtiyacı devam eder. Diyetisyen Özlem Sert Aydın</p>
<p>Omega-3 yağ asitlerinin vücudumuza faydaları nelerdir?<br />
Başlıca faydası vücudun enerji üretimine katkıda bulunmasıdır. Bu nedenle omega-3’ten zengin bir beslenme programı yorgunluğu gidermekte, kavrama gücünü ve hareket kabiliyetini artırmakta, kalp, şeker, tansiyon, artrit, migren ağrıları, cilt problemlerine iyi gelmektedir. Anne sütü doğal bir Omega-3 kaynağı olduğu için ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmenin önemini bir kez vurgulamakta fayda var.</p>
<p>Kalp hastalıklarında; Omega-3 kötü kolesterolü (LDL) düşürüp, iyi kolesterolü(HDL) artırmaktadır. Vücudumuzda yağın depo formu olan trigliserit seviyesini de düşürerek kalp ve damar sağlığını korumaktadır. Bu özelliğini kanın pıhtılaşmasını önleyerek akışkanlığını sağlamasındandır. Kanın yoğunlaşması damarların daralmasına buda kalp, böbrekler ,beyin başta olmak üzere vücuttaki pek çok organların fonksiyonlarını yitirmelerine neden olmaktadır.</p>
<p>Kanserde; Vücudumuz gün içerisinde birçok mikroorganizmanın saldırısına uğrar ve burada bağışıklık sistemi dediğimiz koruyucu bir sistem devreye girmektedir. Kötü huylu hücreleri ve mikroorganizmaları baskı altında tutabilmek ve yok edebilmek için bağışıklık sistemi omega-3 yağ asidinden güç almaktadır. Göğüs, prostat ve kolon kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türünde omega-3’ün yararlı olduğu bilinmektedir.</p>
<p>Diyabette; Insülin kan şekerimizi dengeleyen bir hormondur, diyabette ise yetersiz salgılanmaktadır. Omega-3, insülinin yararlılığını artırarak ve tip II diyabette bulguları azaltmaktadır.</p>
<p>Zeka gelişiminde; Balığın özellikle çocuklarda zekayı geliştirici özelliğininin vurgulanması beynimizdeki yağın ana bileşiminin omega-3 yağ asitleri içeren DHA dandır. Düzenli olarak omega-3’den zengin besinler tüketenlerde beyin yaşlanması daha da yavaşlamaktadır. Bunun yanı sıra Alzheimer, depresyon ve şizofreni gibi rahatsızlıklarda da belirtileri önlediği bilinmektedir.</p>
<p>Omega-3 içeren yiyecekleri ne sıklıkla tüketmeliyiz?</p>
<p>    Haftada en az 2 kez buğulama veya ızgara olarak balık yiyin.<br />
    Her gün 10-15 adet ceviz, badem yiyin.<br />
    Her gün 1 tabak yeşil yapraklı sebze yemeği veya salata tüketin.<br />
    Yoğurt veya salatanızın içerisine 1 yemek kaşığı kadar keten tohumu serpin.<br />
    Haftada en az 2 kez kurubaklagil tüketin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/omega-3-nedir.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ideal beslenme</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/ideal-beslenme-yasam-bicimi-olmali.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/ideal-beslenme-yasam-bicimi-olmali.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 08:24:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8602</guid>
		<description><![CDATA[
Beslenme ve Diyet uzmanı Aysu Aydın, egzersiz ve spor yapanlar için ideal beslenmenin bir yaşam biçimi ve alışkanlığı olması gerektiğini söyledi
Aydın, yaptığı açıklamada, spor yaparken sağlıklı beslenmenin önemine işaret ederek, egzersiz ve spor yapan kişiler için temel beslenme önerilerinde bulundu.
&#8220;Egzersiz ve spor yapanlar için ideal beslenme bir yaşam biçimi ve alışkanlığı olmalıdır&#8221; görüşüne yer veren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/images2.jpeg" alt="images2" title="images2" width="236" height="214" class="aligncenter size-full wp-image-8603" /></p>
<p>Beslenme ve Diyet uzmanı Aysu Aydın, egzersiz ve spor yapanlar için ideal beslenmenin bir yaşam biçimi ve alışkanlığı olması gerektiğini söyledi</p>
<p>Aydın, yaptığı açıklamada, spor yaparken sağlıklı beslenmenin önemine işaret ederek, egzersiz ve spor yapan kişiler için temel beslenme önerilerinde bulundu.</p>
<p>&#8220;Egzersiz ve spor yapanlar için ideal beslenme bir yaşam biçimi ve alışkanlığı olmalıdır&#8221; görüşüne yer veren Aydın, sporcuların, performanslarını artırmak için zamanlarının büyük bölümünü antrenman yaparak geçirdiklerini, ancak beslenmelerine dikkat etmezlerse bu çabalarının boşa çıkabileceğini kaydetti.</p>
<p>Beslenmesine dikkat eden kişinin; performansının yükseleceğini, yaptığı antrenmanın etkinliğinin maksimum düzeyde ve yüksek konsantrasyon ile dikkate sahip olacağını da ifade eden Aydın, günde 3 ana, 2-3 ara öğün olacak şekilde beslenmenin performansı olumlu yönde etkileyeceğini, her öğünde karbonhidrattan zengin tahıl ürünleri, yağsız kek ve kurabiyeler, ekmek, pilav, makarna, meyve ve patatesin yer alması gerektiğini anlattı.</p>
<p>Egzersiz sonrası kaslarda azalan karbonhidrat depolarının yenilenmesinin hızlı bir şekilde gerçekleştiğine de dikkati çeken Aydın, şöyle devam etti:&#8221;Egzersiz sonrası ilk 2 saat içinde kadınlar en az 50 gram, erkekler de 70 gram karbonhidrat içeren yiyecek ve içecek tüketmelidirler. Bunlar; 2 ince dilim ekmek, 2 galeta, 7 etimek, 5-6 adet bisküvi, 1 gofret, 1 kase tahıl gevreği ve 1 bardak süt, 1 kutu meyve suyu, 2-3 adet muz, 2 büyük boy haşlanmış patates, 1 büyük kutu sporcu içeceği, 2 su bardağı kadar patlamış mısır.&#8221;</p>
<p>Kilo verilmesi gereken durumlarda hızlı kilo vermekten kaçınılması gerektiğini de belirten Aydın, haftada en fazla 1 kilogram olacak şekilde kilo vermeye özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Egzersiz sırasında sıvı tüketiminin önemli olduğuna da işaret eden Aydın, egzersiz ile oluşan su kaybına bağlı olarak gelişen sıvı kaybı sonucu performansın azaldığını, günde 10-15 bardak su içilmesi gerektiğini de kaydetti.</p>
<p>Sporcuların genel olarak karbonhidrattan zengin besinlerle beslenmeleri, günlük aldıkları protein ve vitamin-mineral alımlarının yeterli ve tükettikleri sıvı miktarının da daha fazla olması gerektiğini ifade eden Aydın, yanlış beslenmenin performansı düşürdüğünü de belirtti.</p>
<p>Aydın, kilo vermek isteyen sporculara günlük enerji alımını yüzde 10-20 oranında azaltmaları önerisinde de bulundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/ideal-beslenme-yasam-bicimi-olmali.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sıklıkla görülen kistler ve özellikleri</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/siklikla-gorulen-kistler-ve-ozellikleri.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/siklikla-gorulen-kistler-ve-ozellikleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 08:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8599</guid>
		<description><![CDATA[
Follikül kisti: Gençlerde sık rastlanır. Gelişen yumurta hücresinin çatlamaması ve büyümeye devam etmesi nedeniyle oluşur. Genelde 2-4 santimetredir. Herhangi bir komplikasyon yaratmaz. Adet sonrası kendiliğinden kaybolur ve tedavi gerektirmez.
Korpus luteum kisti: Normalde her yumurtlamadan sonra yumurta hücresinin atıldığı doku farklılaşır ve korpus luteum adı verilen dokuya dönüşür, progesteron adı verilen hormon üretilir. Bu doku zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/icerik.jpeg" alt="icerik" title="icerik" width="276" height="182" class="aligncenter size-full wp-image-8600" /></p>
<p>Follikül kisti: Gençlerde sık rastlanır. Gelişen yumurta hücresinin çatlamaması ve büyümeye devam etmesi nedeniyle oluşur. Genelde 2-4 santimetredir. Herhangi bir komplikasyon yaratmaz. Adet sonrası kendiliğinden kaybolur ve tedavi gerektirmez.<br />
Korpus luteum kisti: Normalde her yumurtlamadan sonra yumurta hücresinin atıldığı doku farklılaşır ve korpus luteum adı verilen dokuya dönüşür, progesteron adı verilen hormon üretilir. Bu doku zaman içinde sıvı birikmesi nedeniyle kiste dönüşebilir. Genelde 3-4 cm. büyüklüğündedir. Hormon salgılaması olduğu için adet rötarına yol açabilir. Bir komplikasyon gelişmediği durumlarda tedavi gerektirmez. Genelde adet sonrası kendiliğinden kaybolur.<br />
Endometrioma: Rahim içini döşeyen endometrium adı verilen zar tabakasının yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistleşmesi sonucu oluşur. Kist içi çikolata kıvamında bir sıvıyla doludur ve bu nedenle çikolata kisti de denir. Hasta doktora kısırlık, ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı şikayetiyle başvurur. Cerrahi tedavi gerektirir.  Dermoid kist: 20 yaşından küçük kadınlarda sık görülür. Embriyonel dönemde meydana gelen olaylardan kaynaklanır. Kitlenin içinde saç, deri, diş, kıkırdak parçaları, kemik, sinir hücreleri gibi her türlü doku görülebilir. Şikayet olarak karın ağrısı yapabilir ve cerrahi tedaviye gerek duyulur.<br />
Seröz Kistadenom: En sık görülen tümörlerdir. Çoğunlukla üreme çağındaki kadınlarda görülür ve kendiliğinden kaybolmaz. Yüzde 30 oranında habis bir hastalığa dönüşebilir. Berrak bir sıvı içerir.  Büyüklükleri 5-15 cm. arasında değişir. Genelde yakınma yaratmaz, belirti vermez. Jinekolojik muayene esnasında tesadüfen teşhis edilir. Kendiliğinden kaybolmazlar, cerrahi müdahale gerektirirler.<br />
Müsinöz Kistadenom: İyi huylu yumurtalık tümörlerinin yüzde 25’i müsinöz kistadenomlardır. İnsanda görülen en büyük kistik yapılardır. 15-30 cm. boyutlarına ulaşabilirler. Kendiliğinden kaybolmazlar ve cerrahi tedaviye gerek duyulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/siklikla-gorulen-kistler-ve-ozellikleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İncelmenin sırları</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/incelmenin-sirlari.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/incelmenin-sirlari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 08:14:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çeşitli Diyetler]]></category>

		<category><![CDATA[bikini diyeti]]></category>

		<category><![CDATA[Dr. Charles Clark diyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8593</guid>
		<description><![CDATA[
Kahvaltınızdan mısır gevreğini çıkarın. Günde 1-2 dilimden çok ekmek yemeyin. Açlık hissettiğinizde fındık, meyve veya şekersiz dondurma tercih edin
Bu diyetin güzel tarafı, kalorileri saymak ya da küçük parçacıklar halinde yemek zorunda olmamanızdır. ‘Bikini Diyeti’ ile kilo vermek, standart diyetlerden çok daha kolaydır. Düşük GI (Glisemik İndeks) değerine sahip olması durumunda istediğiniz her şeyi yiyerek kilo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-8594" title="incelmek" src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/incelmek.jpeg" alt="incelmek" width="275" height="183" /></p>
<p>Kahvaltınızdan mısır gevreğini çıkarın. Günde 1-2 dilimden çok ekmek yemeyin. Açlık hissettiğinizde fındık, meyve veya şekersiz dondurma tercih edin</p>
<p>Bu diyetin güzel tarafı, kalorileri saymak ya da küçük parçacıklar halinde yemek zorunda olmamanızdır. ‘Bikini Diyeti’ ile kilo vermek, standart diyetlerden çok daha kolaydır. Düşük GI (Glisemik İndeks) değerine sahip olması durumunda istediğiniz her şeyi yiyerek kilo kaybedebilirsiniz.</p>
<p>Dr. Charles Clark, Pegasus Yayınları’ndan çıkan ‘Bikini Diyeti’ adlı kitabında, kolay kilo vermenin sırlarını açıkladı: “Bu sırlarla birlikte artık vücudunuzun şeklini ve yaşantınızı sonsuza dek değiştirecek bilgiye sahip olacaksınız. Bunlar kendini uzman olarak adlandıran çok sayıda kişinin sahip olmadığı beslenme ve sağlık bilgileridir. Artık yeni bir yaşam tarzına sahip olabilir ve kalıcı olacak şekilde kilo verebilirsiniz.”</p>
<p>1- <strong>Doyurucu kahvaltı</strong>: Ekmek, reçel, mısır gevreği, süt ve şeker gibi yüksek GI değerine sahip  kahvaltıdan uzak durun, çünkü onlar insülin salgılamanıza neden olur. Günde maksimum 1-2 dilim ekmek yiyin. Kehvaltı sofranızı yumurta (kaynatılmış, kızartılmış, omlet şeklinde) salam, jambon, peynir, mayonez, mantar, tütsülenmiş balık, yumurta, lezzetli ev yapımı meyve suları, krep, yulaf ezmesi ya da doğal yoğurtlu taze meyvelerle renklendirin.</p>
<p>2-<strong>Öğle yemeği</strong>: Düşük GI (Glisemik İndeks) diyetine uygun öğle yemeği seçenekleri fazladır. Farklı insanların farklı yaşam stilleri vardır: Paket mönüler, al-götür öğle yemekleri, restoranda yemek ve bunun dışında evde yemek. GI diyetine uygun öğle yemeği seçeneklerini dizimizin ilerleyen bölümlerinde bulacaksınız.</p>
<p>3- <strong>Ana yemekler</strong>: Daha doyurucu öğle yemekleri ya da akşam yemekleri neredeyse sonsuz sayıda olasılık sunar. Yemeklerinizi nişasta içeren gıdalar üzerine temellendirmeyin. Bunun yerine lezzetli soslarla tamamlanmış et, balık, kümes hayvanları ve sebzeler gibi besleyici gıdalar tercih edin.</p>
<p>4- <strong>Güvenilir atıştırmalar</strong>: Öğünler arasında atıştırmak bu diyette, diğer diyetlere nazaran daha az sorun teşkil eder. Eğer bir şeyler atıştıracaksanız, ne yiyeceğiniz konusunda dikkatli olun. Bunun için en iyi yol fındıktır. Diğer atıştırmalıklar ise şöyle:<br />
* Günde birden fazla meyve (Fakat muz, ananas ya da mango değil.)<br />
* Yoğurt, şekersiz ve az yağlı<br />
* Taze sebzeler (dilimlenmiş havuç, kereviz, salatalık)<br />
* Şekersiz marmelat<br />
* Az yağlı ve şekersiz dondurma<br />
* Düşük GI değerine sahip fındık ya da çikolata bar.</p>
<p>5- <strong>Alışveriş</strong>: Şu ürünleri her zaman evde bulundurun: Baharatlar, tat vermekle kalmaz, yoğun antioksidan özellikleriyle yaşamsal önem taşır. Sarmısak, bilinen en sağlıklı gıdalardandır, yüksek dereceli vitamin ve mineral deposudur. Taze sebzeler, özellikle biberler (kırmızı, yeşil ve sarı, çünkü onlar yüksek vitamin konsantrasyonuna sahiptir), havuç, brokoli ve yeşil soğan satın alın. Domates, likopen adlı güçlü bir antioksidan içerdiği için mümkün olduğunca fazla tüketmeye çalışın.</p>
<p>6- <strong>Geniş bir mönü</strong>:  Diyete uygun gıdaları bulmak kolaydır çünkü çok geniş bir gıda çeşitliliği içinden seçim yapabilirsiniz. Yasaklanmış gıdalarla uğraşmadan hemen hemen her gıdayı tüketebilirsiniz. Sınırlayacağınız tek şey bazı gıdaların miktarı olacak. Herhangi bir meyve ya da sebzeden günde 5 porsiyon tüketebilirsiniz.</p>
<p>7- <strong>Vok tava</strong>: Eğer yağlarınızdan kurtulmayı ciddi olarak istiyorsanız, bir vok (derin tava) satın almalısınız. Besleyici gıdalarınızı hızlı ve tatları bozulmadan pişirmenizde bu gereç çok işinize yarayacak. Vok tavayla sonsuz sayıda farklı gıda ürünlerini birlikte pişirebilirsiniz.</p>
<p>8- <a href="../bel-sikilastirma-hareketi.htm">Egzersiz hareketleri:</a> Düzenli egzersiz, diyetinizi tamamlar. Yalnızca vücut hatlarınızı düzeltmek için değil, kendinizi daha iyi hissetmeniz için de önemlidir. Bir spor salonuna üye olup uzun saatler boyunca çalışmanız gerekmez. Evinizde de egzersiz  yapabilirsiniz. Her gün sadece 5 dakika ayırarak kaslarınızı geliştirebilir, yağ tabakasının yok edebilir ve selülitlerinizden kurtulabilirsiniz. Eğer haftada 3 kez 15’er dakikalık yürüyüşlere çıkarsanız kalp sağlığınızı korursunuz. (Tabiki tüm egzersiz programlarına başlamadan önce doktor onayı alınmalıdır.)</p>
<p>9- <strong>Vücut ölçünüz</strong>: Diyete başlamadan önce vücut ölçülerinizi not edin. Bu diyette temel amaç, kilo vermekten daha çok vücut şeklinizdeki değişiklikler olacak. Nispeten hızlı bir şekilde kilo vereceksiniz fakat daha çok vücut hatlarınızda farklılaşmalar göreceksiniz. ‘Bikini Diyeti’ ile böyle sadece kilo vermekle kalmayacak, giysilerin içinde daha iyi görünecek ve bikininizi gururla giyeceksiniz.</p>
<p>10- <strong>Her gün 4 bardak su</strong>: Kabızlık, bu diyette görülmez fakat eğer yeterince su almazsanız olabilir. Günde en az dört büyük bardak su için. Diyetinize uygun diğer içecekleri almayı da ihmal etmeyin.</p>
<p>11- <strong>Çoklu vitaminler</strong>: Özellikle C vitamini takviyesi sizin kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Eğer portakal ya da limon tüketiyorsanız buna ihtiyacınız olmaz fakat siz yine de rutin bir şekilde vitamin kompleksleri alabilirsiniz.</p>
<p>İşte listeniz</p>
<p>* Sızma zeytinyağı<br />
* Taze zencefil kökü<br />
* Peynirler<br />
* Ekşi kaymak<br />
* Mayonez<br />
* Yumurta<br />
* Taze et, kümes hayvanları ya da kuzu eti<br />
* Taze balık<br />
* Konserve ton balığı<br />
* Donmuş karides<br />
* Taze meyve (Özellikle portakal ve limon)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/incelmenin-sirlari.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser riskini azaltın</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/kanser-riskini-azaltin.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/kanser-riskini-azaltin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 08:07:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8590</guid>
		<description><![CDATA[
Günlük yaşantımızda alacağımız önlemler ve yapacağımız basit şeylerle çağın hastalığı kanserden korunmak ve riski azaltmak mümkün.
 Anadolu Sağlık Merkezi Hematolojik Onkoloji / Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent, daha kaliteli bir yaşam sürmeniz için yapmanız gerekenleri şu şekilde sıralıyor…
1. Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayın
Sigara ve diğer tütün ürünleri, tüm kanser ölümlerinin %30’undan sorumludur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/kanser.jpeg" alt="kanser" title="kanser" width="275" height="183" class="aligncenter size-full wp-image-8591" /><br />
Günlük yaşantımızda alacağımız önlemler ve yapacağımız basit şeylerle çağın hastalığı kanserden korunmak ve riski azaltmak mümkün.</p>
<p> Anadolu Sağlık Merkezi Hematolojik Onkoloji / Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent, daha kaliteli bir yaşam sürmeniz için yapmanız gerekenleri şu şekilde sıralıyor…</p>
<p>1. Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayın<br />
Sigara ve diğer tütün ürünleri, tüm kanser ölümlerinin %30’undan sorumludur. Sigara kullananlarda akciğer kanseri gelişme oranı, kullanmayanlara göre 20 kat fazladır. Akciğer kanserlerinden ölümlerin yaklaşık yüzde 90’ı sigara ilişkilidir. Ağız içi, baş boyun bölgesi, ses telleri, idrar kesesi ve yolları kanserleri ile pankreas kanseri de tütün kullanımıyla doğrudan ilişkilidir. Sigara kullananlarda meme kanseri riski de yükselir.</p>
<p>2. Alkolü ölçülü tüketin</p>
<p>Alkol doğrudan bir kanserojen olmamakla birlikte, aynı zamanda tütün ürünleri kullananlarda üst solunum yolları, ağız ve yemek borusu kanserlerine neden olabilir. Özellikle alkol derecesi yüksek sert içkiler, tütündeki kanserojenlerle birleştikleri zaman doku bozulması daha hızlı gelişir. Primer karaciğer kanseri, alkolik siroz zemininde de gelişebilir. Bırakamıyorsanız, az miktarda ve düşük alkollü bira ve şarap gibi içecekleri tercih edin.</p>
<p>3. Kilo almayın, hayvansal proteinleri, tütsülenmiş ve konserve yiyecekleri tüketmeyin</p>
<p>Kilo almayın. İdeal kilonuzu korumaya çalışın. Yağlı ve yüksek kalorili gıdalardan uzak durun. Hayvansal proteinleri ve özellikle kırmızı eti az tüketin. Tuzda uzun süre bekletilerek pişirilmiş, tütsülenmiş et ürünlerini ve yüksek ısıdaki ateşte barbekü yapılarak kömürleştirilen ürünleri, nitrit koruyucu ilave edilmiş konserveleri kullanmayın. Yağ ve yüksek kalori ile hayvansal proteinler; meme, kolon, uterus ve kolon kanseri riskini artırır. Yüksek lifli gıdalar, sebze, meyve ve tahıllar ise kanser riskini azaltır. Lahana, karnabahar ve brokolide, allium bileşikleri içeren soğan ve sarımsakta yoğun olarak anti-kanserojen etki vardır. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı ve koyu kırmızı renkteki meyvelerde, yeşil ve siyah çayda kuvvetli anti-kanserojen maddeler yer alır. Günlük 300 mg salisilik asitin kolon kanseri riskini azalttığı bilinmektedir.</p>
<p> 4. Güneşten ve radyasyondan korunun</p>
<p>Solar ultraviyole radyasyon; malign melanom, yassı hücreli kanser ve bazal hücreli kanser gibi deri kanserlerinin riskini arttırır. Kanserojenik etki deri hücrelerinin DNA’sına direk hasar verir. Ultraviyole ışınları gen mutasyonlarına yol açarak da kansere neden olur. Tanı ve tedavi amaçlı iyonize radyasyona maruz kalan çocuklarda lösemi riski, normal popülasyona göre daha fazladır. Günümüzde bilgisayarlı tomografilerde yeni teknolojiler kullanarak çekim süresi kısaltılmış ve radyasyona maruziyet 5-10 kat azaltılmıştır. Yine de gereksiz ve çok sık çekimlerden kaçının. Magnetik Rezonans(MR) ile ise gösterilmiş bir risk yoktur.</p>
<p>5. Yaşadığınız çevreyi iyi seçin ve denetleyin</p>
<p>Yaşadığınız çevrede, toprakta ve binada asbestoz olmamasına dikkat edin. Bazı coğrafi bölgelerde topraktaki asbest nedeni ile akciğer, akciğer zarı ve karın zarında mesetelioma kanseri görülmektedir. Eski binalarda yalıtım amaçlı kullanılan asbest bir tehlike olarak varlığını sürdürmekte, binaların re-konstrüksiyonu sırasında asbeste maruziyet büyümektedir.</p>
<p>6. Biyolojik kanserojenlerden korunmak için aşı yaptrın</p>
<p>Hepatit B virüsü kronik karaciğer hastalığına ve karaciğer kanserine neden olabilir. B hepatit aşısı olarak, karaciğer kanserinden tamamıyla kurtulmak mümkün. Rahim ağzı kanseri HPV adlı bir virüs tarafından oluşturulur. Cinsel yaşamın başladığı yıllardan başlayarak erken yaşta aşılanmakla bu kansere karşı da korunmuş olunur. Midede yaşayan bir bakteri olan helicobacter pilori (HP), kronik gastrite ve mide lenfomasına neden olabilir. HP gastriti saptandığında uygun antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.</p>
<p>7. Hareket edin, kilo verin</p>
<p>Obezite ve menopoz sonrası şişmanlama meme kanseri için ciddi bir risk faktörüdür. Düzenli egzersizler ve yürüyüş, hafif spor gibi fiziksel aktiviteler meme ve kolon kanseri riskini azaltır. ABD’de ilk adet yaşının giderek çok erken yaşlara kayması ve menopoz yaşının daha ileri yaşlara kalması sonucu meme kanseri vakası artmaktadır. Bu nedenle çocuklara egsersiz programları verilerek ilk adet yaşının geciktirilmesini hedefleyen ulusal programlar uygulanmaktadır.</p>
<p>8. Günde en az 8 saat uyuyun</p>
<p>Bağışıklık hormonları uykuda artar. İmmün hücreler dinlenir. Kesintisiz derin bir uyku, düzenli beslenme, stresten uzak huzurlu bir aile yaşamı, iş ortamı dışında eğlenceli hobiler edinmek ve iyi bir dost çevresi, düzenli fiziksel aktivite ile desteklenirse kanserden korunmak için optimal ortam sağlanmış olur.</p>
<p>9. Erken tanıyı ciddiye alın</p>
<p>Yılda en az bir kez check-up yaptırın. Doktora gitmek için mutlaka hastalanmayı ve hastalığın belirtilerini beklemeyin. Unutmayın ki hastalığa ait belirtiler başladığında ve sizi doktora başvurmaya zorladığında, birçok kanser için çok geç olmaktadır. Rahim ağzı kanseri için her yıl pap smear, meme kanseri için 40 yaş ile 50 yaş arasında 2 yılda bir daha sonra yılda bir yapılacak mammografi taramaları, 50 yaş üstü kolonoskopi ve gaitada gizli kan analizleri, sigara içenlerde akciğer bilgisayarlı tomografi taramaları ile kanserleri tedavi edilebilir erken evrelerde yakalamak mümkün olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/kanser-riskini-azaltin.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Oturarak çalışanlar bunları yapın</title>
		<link>http://www.rejimdiyet.com/oturarak-calisanlar-bunlari-yapin.htm</link>
		<comments>http://www.rejimdiyet.com/oturarak-calisanlar-bunlari-yapin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 08:31:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Çeşitli Öneriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rejimdiyet.com/?p=8587</guid>
		<description><![CDATA[
Saatlerce bilgisayar başında çalışmak, vücut yapısına uygun olmayan koltuklarda oturmak, ağır yük taşımak, yanlış pozisyonda eğilme, kaldırma ya da çekme gibi fiziksel güç gerektiren işlerde çalışmak, bel, boyun, sırt ve omuz ağrılarına yol açıyor.
Medicana International Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İsmail Özturan, yaptığı açıklamada, yoğun iş temposuna bağlı ofis ve işyeri ağrılarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rejimdiyet.com/wp-content/uploads/2012/01/indir.jpg" alt="indir" title="indir" width="225" height="225" class="aligncenter size-full wp-image-8588" /></p>
<p>Saatlerce bilgisayar başında çalışmak, vücut yapısına uygun olmayan koltuklarda oturmak, ağır yük taşımak, yanlış pozisyonda eğilme, kaldırma ya da çekme gibi fiziksel güç gerektiren işlerde çalışmak, bel, boyun, sırt ve omuz ağrılarına yol açıyor.</p>
<p>Medicana International Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İsmail Özturan, yaptığı açıklamada, yoğun iş temposuna bağlı ofis ve işyeri ağrılarının yaşam kalitesini bozduğunu söyledi.<br />
Ergonomi teriminin Yunanca iş anlamına gelen “ergos” ve yasa anlamına gelen “nomos” sözcüklerinden oluştuğunu ifade eden Özturan, genel anlamda yaşamın insana uydurulmasını hedefleyen ve insan kullanımına yönelik tasarım, çalışma ve yaşama koşullarının en uygun hale getirilmesini amaçlayan uygulamaların bütünü olduğunu belirtti.<br />
Özturan, geçmişte işe bağlı kas iskelet hastalıklarının ağır fiziksel aktivite ile çalışanlarda görüldüğü düşünülürken, günümüzde bilgisayar kullanıcılarının da işe bağlı kas iskelet hastalıkları için yüksek risk altında olduğunun kabul edildiğini ifade etti.<br />
Bilgisayar kullanıcılarında işe bağlı kas iskelet hastalıklarının, en sık boyun ve üst ekstremitelerde daha az sıklıkta ise sırt ve belde görüldüğünü anlatan Özturan, bu rahatsızlıkların çalışma hayatında iş verimi, maliyet ve çalışanların yaşam kaliteleri üzerinde oldukça önemli etkiler yarattığını dile getirdi.<br />
Üst ekstremit hastalıklarının boyun ve omuz ağrıları olduğunu belirten Özturan, kişinin işini yaparken aldığı kötü postür veya fiziksel pozisyonun, çalışırken harcadığı kuvvetin, tekrarlayıcı hareketlerin ve soğuğa maruz kalma gibi durumların boyun ağrıları için ergonomik risk faktörleri olduğunu söyledi.</p>
<p>KALDIRMA İTME GİBİ HAREKETLERİ YAPANLARDA BEL AĞRISI RİSKİ 3 KAT FAZLA </p>
<p>Özturan, karpal tünel sendromunda (KTS), tipik olarak elin ilk 3 parmağında olan özellikle gece artan yanıcı ağrı, hassasiyet, uyuşukluk ve karıncalanmanın söz konusu olduğunu ifade etti.<br />
Elde sıkı yumruk yapma hareketi sırasında el bileğinin küçük parmak yönüne kaydırılması ile ağrı oluşabildiğini de belirten Özturan, “Kolaylıkla kıvrılan parmakların açılırken zorlanma ve sonrasında ses çıkararak açılması ile karakterize olan &#8216;tetik parmak&#8217; durumu olabilir. Tenisçi dirseği halinde de dirsek, dış yüzünde ağrı ile kendini belli eder. Torasik çıkış sendromu diye isimlendirilen durumda özellikle kolun iç yanına ağrı ve uyuşukluk yayılır” diye konuştu.<br />
Özturan, kaldırma, indirme, itme, çekme, taşıma, tutma gibi kombine hareketleri yapan işçilerin, diğer işlerde çalışanlara oranla 3 kat daha fazla bel ağrısına yakalandıklarının tespit edildiğini kaydetti.</p>
<p>OTURARAK ÇALIŞANLAR 45 DAKİKADA BİR 5 DAKİKA DOLAŞMALI </p>
<p>Basit bazı ergonomik kuralları bildiren Özturan&#8217;ın verdiği bilgiye göre, ayakta dururken mümkün olduğunca sabit pozisyonda kıpırdanmadan durulmaması, sırayla ayaklara ağırlık aktararak pozisyon değiştirilmeli. Sabit durulacaksa sırtın düz olması, aşırı çukurlaştırmamasına dikkat edilmeli. Eğer uzun süre ayakta durmayı gerektiren bir aktivite yapılacaksa, bir basamağa sıra ile ayaklar kaldırılarak ağırlık aktarımı yapılmalı.<br />
Oturma durumunda sırt arkaya tam olarak yapıştırılmalı. Bele küçük bir yastık konulabilir ve dik oturulmalı. Dizlerden birinin veya ikisinin kalçadan yukarıda olmasına dikkat edilmeli. Kol destekli iskemleler tercih edilmeli.<br />
Masada oturma pozisyonunda iskemle kişinin omurga yapısına, boy ve kilosuna uygun olmalı. İskemlenin yüksekliği ayarlanabilir olmalı, oturulduğunda ayaklar yerde iken uyluklar yere paralel olacak şekilde yüksekliği ayarlanmalı. Sert kenarlıklı iskemleler uyluklardaki kan dolaşımını bozabileceğinden yumuşak kenarlıklı iskemle seçilmeli. Zeminde kolay yer değiştirmesi amacıyla iskemle tekerlekli olmalı; iskemlenin bel desteği yoksa küçük bir yastık veya havlu rulosu kullanılmalı. Bükülmeyi önleyici iş yeri düzenlemesi yapılmalı.<br />
Bilgisayar monitörünün yeri göz seviyesinde ya da hafif aşağısında olmalı. Klavyenin yeri dirsek seviyesinde olmalı, ön kol ve bilekler yere paralel, doğru düzlemde olmalı. Masaya yakın oturulmalı. Öne doğru eğilmeyi önlemek için masa 15 derece eğimli olmalı. Daktilo, bilgisayar gibi araçlar kullanılıyorsa cihaz yaklaştırılmalı. Uzun süre oturulmamalı. Yaklaşık 45 dakikalık sürekli oturmadan sonra kalkıp 5 dakika kadar dolaşılmalı.<br />
Araba kullanırken de düzenli aralar verilmeli. Direksiyona yakın, sırt koltuğa tam temas edecek şekilde dik oturulmalı. Yol vibrasyonunu absorbe edebilmek için eldiven giyilmeli.<br />
Yatma pozisyonunda sunta veya tahta üzerine konmuş orta sertlikteki şiltelerde yatılmalı. En uygun yatış pozisyonu omurganın doğal eğriliklerini destekleyen, aynı zamanda omurgayı olabildiğince düz tutan biçim olduğu unutulmamalı. Sırtüstü yatılırsa kalça ve dizler kırılmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rejimdiyet.com/oturarak-calisanlar-bunlari-yapin.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

